Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14748 E. 2011/9409 K. 04.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14748
KARAR NO : 2011/9409
KARAR TARİHİ : 04.07.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bononun nakden kaydıyla düzenlenmiş olup müvekkilinin davalıdan para almadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla İcra Hukuk mahkemesinde açtığı davada imzanın davacıya ait olduğunun bilirkişi raporuyla ortaya çıktığını, yapılan haciz işlemi sırasında davacının borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davayı konu bonodaki keşideci imzasının davacının elinden çıktığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır. Yargılama sırasında grafolog bilirkişi …’ndan rapor alınarak sonuca gidilmiş ise de, daha önce de dava konusu bono nedeniyle İcra Hukuk Mahkemesinde açılan imzaya itiraz davasında aynı bilirkişiden rapor alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece farklı bir bilirkişiden rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksiz inceleme ile yazılı şeklide hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.