Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/14773 E. 2011/8117 K. 16.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14773
KARAR NO : 2011/8117
KARAR TARİHİ : 16.06.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava, davacının keşidecisi olduğu davalılardan …i Tic.AŞ. emrine düzenlenen ve lehtara verilmek üzere kargo ile gönderilen çekin lehtar … Tic.AŞ.çalışanı tarafından gasp edilerek 7 adet ciro işlemine tabi kılındıktan sonra … tarafından icra takibine konu edilen çek ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin … AŞ.’ye borçlu olduğunu kabul ettiği, ancak çek gasp edildiğinden ve ciro imzalarının bazıları sahte olduğundan çek bedeli son hamile ödenirse … AŞ.’ye de ödeme yapmak zorunda kalacağını iddia ederek bu davayı açmıştır.
Bir kısım davalılar vekili davacı şirket tarafından keşide edilip davalı şirkete gönderilen çekin davalılardan … tarafından çalındığını, bu konuda savcılığa şikayet edildiğini ve soruşturmanın devam ettiğini, çekin arkasındaki ciro imzaları …., … ve …’e ait olmadığını, olaydan şirketin de mağdur olduğunu, alacağını tahsil edemediğini belirterek davanın kabul edilmesini istemişlerdir.
Davalı hamil … vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucu davacının çek bedeli kadar borcu olduğunu kabul ederek bu davayı açtığı, ancak çeki kime ödeyeceğini bilmediği, zira hamilin yetkili hamil olmaması ihtimali bulunduğunu iddia ettiği, oysa davacının yetkili hamil belli değilse ihtilaf çözülene kadar çek bedelini depo ederek veya tevdii mahalli talep ederek sorunu çözebileceği, bu nedenle dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekin arkasında ciro imzaları bulunan bir kısım davalılar ciro imzalarının kendi eli ürünü olmadığını belirterek itiraz ettiği, ayrıca çeki lehtara teslim etmeyen … hakkında da hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik ve bankayı aracı olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından ceza davası açıldığı ve ceza davasının derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönler gözetildiğinde davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı söylenemez. Yapılacak iş ceza davasının sonucu beklenerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.