YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14903
KARAR NO : 2011/8735
KARAR TARİHİ : 29.06.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Davacı-Karşı Davalı : ….San.Tic.Ltd.Şti. Vek.Av. …
Davalı-Karşı Davacı :….San.Tic.Ltd.Şti. Vek. Av. …
Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı- karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili firmanın şifai satış sözleşmesine dayalı olarak davalıya muhtelif tarihlerde iplik sattığını, satılan mal bedellerinin taraflar arasında USD üzerinden belirlendiğini, ancak Vergi Usul Kanunu gereğince faturaların Türk Lirası üzerinden düzenlendiğini, faturaların alt kısmına mal bedellerinin USD olarak karşılıkları ile o günkü döviz kurunun yazıldığını, ödemelerin fiili ödeme günündeki kur üzerinden yapıldığını, müvekkilinin cari hesap bakiye alacağının ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibine girişildiğini, takipten sonra davalı tarafından müvekkiline 52.450 TL tutarında muhtelif çekler verildiğini, ancak dolar kurundaki dalgalanmalar nedeniyle fatura tarihindeki kur ile çeklerin paraya çevrildiği tarihler arasında kur farkından kaynaklanan 11.307.55 TL’lik alacak için davalı adına fatura tahakkuk ettirildiğini, fakat davalı tarafından faturalara noter kanalıyla itiraz edildiğini ileri sürerek, 11.307.55 TL kur farkı alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin Türk Lirası üzerinden düzenlendiğini, faturaların karşılığının USD üzerinden gösterilmediği gibi kur farkına ilişkin fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı davasında ise, müvekkili kayıtlarına göre toplam 89.780.28 TL tutarında mal satın alındığı halde 100.379.82 TL ödemede bulunulduğunu, aradaki farkın müvekkilinin yanıltılmasından kaynaklandığını, davacının haksız haczi nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek şimdilik 8.500 TL fazla ödemenin istirdatına ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasında alım satımdan kaynaklanan cari hesaba bağlı ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair bir yazılı anlaşma veya teamül haline gelmiş bir uygulama bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından davalı hakkındaki takipte kur farkı alacağından bahsedilmediği gibi takibin kısmi yapıldığı yönünde herhangi bir şerh düşülmediği, bu durumda davalının 89.780.28 TL borcuna karşılık 100.379.82 TL ödeme yaptığı, davacının davalıya fazla ödemeden kaynaklı 10.559.54 TL borçlu olduğu taleple bağlılık kuralı gereği 8.500 TL’nin istirdatının gerektiği, davalının ticari itibarının zedelendiğinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden ise 8.500 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı – karşı davalıdan tahsiline, davalı- karşı davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı/karşı davacı vekilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece davalı/karşı davacının manevi tazminat isteminin tümden reddedildiği halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3. maddesine göre davacı/karşı davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri doğru değilse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK 438/7 maddesi uyarınca düzelterek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararında karşı dava başlığı adı altında yer alan 5. bendin hükümden çıkarılarak yerine “Davalı/karşı davacının manevi tazminat talebi reddedildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan alınarak davacı/karşı davalıya verilmesine” ibaresinin yazılarak, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 29.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.