Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1708 E. 2010/3756 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1708
KARAR NO : 2010/3756
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit-manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı … vekili, 2004/1 esas sayılı dosyada davalı kooperatifin … Bankası Kooperatif Kredi Sözleşmeleri’ne dayanarak müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, halbuki bu sözleşmeden dolayı müvekkilinin kefil olarak sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına ve 2004/2 esas sayılı dosyada ise, aynı gerekçelerle davalının müvekkili … hakkında yaptığı başka bir icra takibinden dolayı müvekkili …’ın davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiş, hukuki irtibat nedeniyle bu dava 2004/1 esas sayılı dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Asıl ve birleştirilen davanın davalısı kooperatif vekili davacıların müvekkiline kefalet sözleşmesinden dolayı sorumlu olduklarını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine her iki davacı için de 1’er milyar manevi tazminata karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dairemizce karar onandıktan sonra davalının tashihi karar talebi üzerine 2006/2990 esas, 2006/6970 karar sayılı ve 26.6.2006 tarihli ilamıyla “dosyada mevcut kredi sözleşmesinin fotokopisinde davalı kefillerin imzaları dışında üçüncü bir imza bulunduğu, bu imzanın borçlu davacılara ait olup olmadığının araştırılması için kredi sözleşmesinin aslının celp edilerek imza incelemesi yaptırılmasının gerektiği, manevi tazminata hükmedilmesi için koşullar oluşmadığı gerekçesiyle” hüküm bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda kredi sözleşmesindeki imzanın davacı …’ye ait olduğunun kesin olarak saptanamadığını, yine sözleşmenin devamında öngörülen kefillerin kefalet limitini belirleyen 7.sayfasında davacıların kefil sıfatıyla imzalarının bulunmadığı, sözleşmenin 23.maddesine göre usulüne uygun olarak yürürlük kazanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacıların icra takiplerinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine,%40 tazminat ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında belirtilen hususlarda inceleme ve araştırma yapılması gerekirken, bozma kararının kapsamı dışında kalan konularda inceleme ve araştırma yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.