Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/1739 E. 2010/11774 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1739
KARAR NO : 2010/11774
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin Almanya’da yaşadığını, müvekkili hakkında …İcra Müdürlüğü’nce icra takibi yapılıp usulsüz olarak kesinleştirilerek, müvekkilinin bankadaki parası ile menkul ve gayrimenkullerine haciz uygulandığını, müvekkilinin Türkiye’ye döndüğünde icra mahkemesinde gecikmiş itiraz haklarını kullandığını ve mahkemece şikayetin kabul edilip yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğuna karar verildiğini, davalı alacaklının … İcra Müdürlüğü’nde yeniden takibe geçtiğini, senette iki ayrı vade tarihi olduğunu ve senedin bu nedenle kambiyo senedi vasfını taşımadığı halde icra müdürlüğünce işlem yapılıp davalı alacaklıya ödeme yapıldığını, bu sırada İcra Hakimliği’nin takibi iptal ettiğini, bunun üzerine ödenen bedelin geri alınması için davalı hakkında takibe geçildiğini, ancak itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiklerini, davacının itirazı sonucu …3.İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada mahkemenin yetkisizlik kararı verdiğini ve icra dosyasının … İcra Müdürlüğü’ne geldiğini ve davaya … İcra Mahkemesi’nde devam edildiğini, … İcra Mahkemesi’nin; yetkisizlik, kararının kesinleşmesinden itibaren yasal süre içinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmediği gerekçesi ile takibi iptal ettiğini, bu süreçte dosya halen …İcra Müdürlüğü’nde iken davacının hesabına bloke konulduğunu ve paraların … İcra Müdürlüğü’nden çekildiğini, takibin usulen iptal olması üzerine davacının ödenen paranın iadesi için dava konusu takibe geçtiğini, yetkisiz icra dairesinde yapılan işlemlerin sırf yetkisizlik sebebi ile geçersiz olmayacağını, davacının bonodaki imzayı kabul ettiğini, bonoda yazılı olan iki ayrı vade tarihi nedeni ile davacının takibinin iptalini istediğini, davacının usuli eksikliğe dayanarak borcu ortadan kaldırmak istediğini, müvekkilinin bonoya dayalı olarak davacıdan alacaklı olduğunu öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, somut olayda ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği ve yemin deliline de dayanmadığı gerekçesi ile davanın reddi ile davalı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

İİK.nun 361.maddesi “İcra Dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır” hükmünü içermektedir. Somut olayda davalı tarafından davacı hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2006/1617 sayılı dosyası ile giriştiği takip, … İcra Mahkemesi’nin 28.03.2007 gün 2007/4-20 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği için bu takip nedeni ile davalının davacıdan haksız olarak tahsil ettiği paranın iade edilmesi, İİK.nun 361.maddesi hükmü gereğidir. Hal böyle olunca davacının açıklanan kanun hükmü gereği alacağını tahsil yoluna gitmeyip dava konusu takibe geçmesi ve bu takibe davalının itirazı sonucu iş bu davayı açmasında hukuki yararı yoktur. Bu durumda Mahkemece davacının açıklanan gerekçe ile reddi gerekirken yazılı şekilde davacının, davasını ispat edemediği nedenine dayalı olarak reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.