Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/2011 E. 2010/3098 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2011
KARAR NO : 2010/3098
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … Ayakkabıcılık Ltd.Şti.yetkilisi olup davalıya mal teslim ettiğini, davalının ise karşılığında takibe konu çekleri verdiğini, davalının beyanı nedeniyle çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, çeklerin önce …’da takibe konulduğunu, yetki itirazı üzerine daha sonra …’da ilamsız takibe girişildiğini, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini, davalının çeklerin keşidecisi olması nedeniyle TTK’nun 644.maddesi uyarınca sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin en yakın tarihlisinin 31.07.2004 keşide tarihli olduğunu, yetkisiz icra dairesindeki takibin ise 11.06.2007 tarihinde yapıldığını, TTK’nun 644.maddesi uyarınca açılan davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca itirazın iptali davasının da (1) yıllık sürede açılmadığını, davacının temel ilişkiye dayanması halinde dahi müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin dava dışı şirkete borçlarını ödediğini, takibe konu çeklerin bir kısmının hamiline bir kısmının ise davacı adına keşide edildiğini, dava dışı şirketin alacağı öne sürülerek şahsi alacak istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile %40 oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının replik dilekçesinde davanın davacının yetkilisi olduğu şirketle davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan temel ilişkiye dayalı olarak açıldığını beyan ettiği, zaten dava dilekçesi de bir bütün olarak değerlendirildiğinde temel ilişkiye dayalı açılmış bir davanın söz konusu olduğu, yargılama sırasında verilen dilekçelerde temel ilişkinin davacının temsilcisi olduğu davadışı şirketle davalı arasında olduğunun vurgulandığı, davacının sunduğu delillerin de bu hususu teyit edici nitelikte bulunduğu, bu durumda temel ilişkiye dayalı olarak dava açma hakkının dava dışı şirkete ait olduğu gerekçeleriyle davanın aktif husumet yönünden reddine, davalının da tazminat isteminin ayrıca reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.