Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/236 E. 2010/7827 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/236
KARAR NO : 2010/7827
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 12.3.2009
Nosu : 9-93

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı-karşı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılar vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, bayilik sözleşmesi gereğince davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesinden doğan maddi zararın ve cari hesap alacağının tazmini istemine yöneliktir.
Davalı vekili asıl davanın reddini, birleşen davada ise müvekkilinin bayilik sözleşmesi gereğince borçlu olmadığının tespiti ile haksız feshi nedeniyle maddi zarar, kâr mahrumiyeti ve cezai şart isteminde bulunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulü ile davacının cari hesaptan kaynaklanan 9.507.63.-TL.alacağın dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 2/2.bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının kahve makinalarındaki tespit edilen hasar bedeli karşılığının 1.221.46.-TL.tazminatın dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 2/2.bendindeki faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline, bayilik sözleşmesi gereği verilen 3.2.2006 tanzim, 1.12.2006 vade tarihli bononun iadesine, birleşen davanın sabit olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket (birleşen davacı) vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı taraf bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de, mahkemece bu itirazlar üzerinde yeterince durulmadan hüküm kurulmuştur. Her ne kadar bir ek rapor dosyaya sunulmuş ise de, bu ek rapor itirazları karşılamaktan uzaktır. Mahkemece davalının itirazları yönünden Yargıtay denetimine elverişli ve ayrıntılı bir bilirkişi incelemesi yaptırılıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır buluna davalı yararına takdir edilen 750.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.