YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3209
KARAR NO : 2010/12050
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan zeytin alıp bedelini 3 adet toplam 26.000.00.-YTL.bedelli çekle ödediğini, ancak zeytinlerin ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin müşterileri tarafından iade edildiğini ileri sürerek çeklerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 26.000.00.-YTL.nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin zeytinleri davacıya 04.04.2008 tarihinde satıp teslim ettiğini, davacının TTK.nun 25/3.maddesi gereğince süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, TTK.nun 25/4. maddesi gereğince 6 aylık süre geçtikten 10 ay sonra dava açtığını, zeytinlerin ayıplı olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece TTK.nun 25/4.maddesinde emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde, açıkça belli değilse sekiz gün içinde malın ayıplı olduğunu satıcıya bildirmeye mecbur olduğu, davaya konu zeytinlerin Gemlik tipi sele zeytini olup, alkali ile muamele edilerek acılığı giderildikten sonra sele zeytini olarak işlendiğinin bilirkişi raporunda belirtildiği, davacının mutabakata varılan zeytinin doğal yolla olgunlaştırılan naturel sele zeytini olduğunu iddia ettiği, satıma konu edilen zeytinlerin davacının iddia ettiği şekilde doğal yolla oluşturulan naturel sele zeytini olduğuna ilişkin herhangi bir sözleşme yapılmadığı, davacının 04.04.2008 tarihinde zeytinleri teslim aldıktan sonra TTK.nun 25/4.maddesi uyarınca belirtilen sürelerde kontrol yapmak zorunluluğu bulunmakta iken üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediği, bu durumda davalının kendisine farklı nitelikte zeytin teslim iddiasına dayanarak talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.