YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/331
KARAR NO : 2010/7578
KARAR TARİHİ : 16.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 01.06.2007
Nosu : 909-311
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili davalı ile müvekkili arasında yapılan 3.4.2001 tarihli satım sözleşmesine istinaden davalıya değişik nitelikte tütünün altı adet fatura üzerinden ihraç kaydıyla satıldığını, sözleşmenin 6 ncı maddesi uyarınca işlemeyi müteakip üç ay içinde tütünün ihracının gerektiğini ve bu sürenin geçirilmesi halinde tahakkuk edecek KDV ile diğer masrafların davalı alıcı tarafından ödeneceğini; somut olayda davalının tütünü ihraç etmemesi nedeniyle müvekkili kurum tarafından 746.227,61 TL. KDV ödemesi yapıldığını ileri sürerek bu tutarın fatura tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı 11.11.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerine 6.272,89 TL ilave etmiştir.
Davalı vekili davacının KDV tutarını Maliye’den tahsil edip etmediğinin belli olmadığını, faturaların altında KDV’nin tahsil edilmediğine dair ibare bulunduğunu, vergi alacağının rücuen istenemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre her iki tarafın da tacir olduğu ve basiretli davranması gerektiği; Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/c maddesine göre tütünün ihraç kaydıyla satımı yapılacak mallardan olmamasına rağmen davacının bu şekilde protokol yaptığı ve KDV’yi hemen tahsil etmemekte müterafik kusurlu olduğu, tarafların eşit oranda kusurlu bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 375.608,84 TL.nin davalıdan tahsiline, 372.472,40 TL için dava tarihinden, 3.136,44 TL için 23.3.2005’ten itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında yapılan 3.4.2001 tarihli sözleşmenin 6 ncı maddesi uyarınca satım sırasında KDV alınmadığı, davalının ihraç kaydına uygun biçimde tütünü süresinde yurt dışına çıkartmadığı tartışmasızdır. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, kusur sorumluluğu ilkelerine atfen yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı şirket yararına takdir olunan 750,-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.