Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/336 E. 2010/9981 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/336
KARAR NO : 2010/9981
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :23.06.2009
No :138-264

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili kurumdan dul aylığı almaktayken 13.06.1998 tarihinde vefat eden … ’ın oğlu ve vekili …’ın annesinin ölümünden sonra vekil sıfatıyla haksız yere 01.09.1998-08.02.2008 tarihleri arasında davalı banka şubesinden aldıkları aylıkları tahsil ettiğini, davalı banka şubesinin akdolunan sözleşme şartına uymayarak ve mevzuat gereği alması ve ibraz etmesi gereken yoklama belgelerini ibraz etmeyerek müvekkili kurumu zarara uğratması üzerine zararın tahsili için başlatılan takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın oluşumuna ölü … ’ın yaşadağına dair sağ belgeleri düzenleyen mahalle muhtarı ile, TC.Emekli Sandığı ile nüfus müdürlüğü arasındaki koordinasyon eksikliğinin neden olduğunu, müvekkiline izafe edilecek kusur bulunmadığını, kabul anlamına gelmekle birlikte talep edilen faiz oran ve miktarının fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, söz konusu tarihler arasında yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince davalı bankanın, aylığını vekil vasıtasıyla alan ve yoklamaya tabi olan …’ın yoklama belgesini alması ve davacı kuruma da göndermesi gerekmesine rağmen, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek davacı kurumun yoklamaya tabi aylık sahipleri hakkında inceleme yapmasını ve haksız ödemelerin önlenmesi için tedbir almasını engellediğinden kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 22.577.74 TL asıl alacak ile işlemiş 24.277.53 TL faizi toplamı olan 46.856.27 TL üzerinden, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazla istemin reddine, asıl alacak likit ve muayyen olmayıp yargılamayı ve hesaplamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 12.12.2008 günlü bilirkişi kurulu raporunda davacı kurumun toplam alacak tutarının 22.584.00 YTL olduğu bildirilmiş olup, bu rapora karşı davalı banka vekilinin itirazlar üzerine ayrı bir kuruldan 08.04.2009 günlü rapor almıştır. Bu raporda davacının 1/3, davalının 1/3, dava dışı Fatih Nüfus Müdürlüğünün de 1/3 oranında sorumlu oldukları bildirilmiş, bu görüşün mahkemece kabul görmemesi halinde davacının 22.584.00 TL asıl alacak ile alacaklı olduğu bildirilmiştir.
../..
(2)

Anılan bu 2.raporda da bildirildiği üzere, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ölü …’nin davalı kurumdan davalı aylığı alıp, almadığını, ilgili Nüfus Müdürlüğüne bildirmesi gerekip gerekmediği, gerekmekte ise bunu ne zaman bildirdiği, … ’nin ölümü üzerine de nüfus müdürlüğünün ölümü ilgili kuruma bildirip, bildirmediği, bildirmiş ise ne zaman bildirdiği, nüfus müdürlüğünün böyle bir bildirim yükümlülüğünün bulunup, bulunmadığı, bulunmakta ise bunun nereden kaynaklandığı,davalı bankanın maaş ödemesi yapmasında yoklama belgesi adı altında bir belge olması ve bunu ilgili kuruma bildirme zorunluluğu olup olmadığının davacı kurumun sorumluluklarıyla birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak iş, konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan yukarıda yapılan açıklamalar ve taraf vekillerinin 08.04.2009 günlü bilirkişi raporuna karşı itirazlarını da karşılar biçimde yeni bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.