YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3364
KARAR NO : 2010/5322
KARAR TARİHİ : 03.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişki çerçevesinde davalılara çek verdiğini, çek bedellerini ödeyememesi üzerine davalılarla 24.03.2001 tarihli anlaşmayı imzalayarak vade farkı da ilave edilerek yeni çek ve senetler verdiğini,davalıların ilk aldıkları çekleri teminat olarak bankaya verdikleri için iade edemediklerini, anlaşma gereği verilen çek ve senet bedellerinin ödenmesine rağmen bankaya verilen çeklerin takibe konularak tahsil edildiğini belirterek müvekkilinin mükerrer olarak ödemek zorunda kaldığı 43.913.95 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davanın açıldığı Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki hesap ilişkisi çerçevesinde müvekkiline borçlandığını, yine cari hesap ilişkisi çerçevesinde bir kısım çek ve bono verdiğini, ancak yapılan bu çekle ödemelerin ya da senet bedellerinin toplam borcu karşılar nitelikte olmadığını, 24.03.2001 tarihli sözleşme çerçevesinde verilen çeklerin de borcu karşılar nitelikte olmadığını ve davacı tarafça mükerrer bir ödeme yapılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, taraflar arasında düzenlenen 24.03.2001 tarihli anlaşma kapsamında davalıya verilen çek ve senetlerin davalı tarafından dava dışı Yapı Kredi Bankasına verildiği ve bu bankaca yapılan takipte bedellerinin ödenmiş olduğu, bundan sonra davalı şirket tarafından yapılan takipler sonucu ödenmiş olan çek ve senet bedellerinin mükerrer olarak ödendiğinin anlaşıldığı gerekçeleriyle ve davacı vekilinin 19.10.2009 tarihli celsede temerrüdün dava tarihi itibariyle esas alınması yönündeki beyanı dikkate alınarak 43.913.95 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.