YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3594
KARAR NO : 2010/12056
KARAR TARİHİ : 27.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında satış noktası raf ünitesi sözleşmesi akdedildiği sırada boş bir bononun da müvekkilinin bilgisizliğinden yararlanılarak ve baskı ile davalı tarafından müvekkiline keşide ettirildiğini, sonradan nakden ibaresi yazılarak doldurulmuş ise de, aralarında herhangi bir para alışverişi olmadığını, buna rağmen davalı yanca 2000.-USD tutar üzerinden düzenlenerek müvekkili aleyhine takibe konu edildiğini belirterek, bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu edilen bononun, yanlar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilince davacıya teslim edilen eşya ve ürünler karşılığı düzenlendiğini, sonrasında davacının sözleşme şartlarına aykırı davranması üzerine iadesi istendiği halde ürün ve eşyaların iade edilmemesi nedeniyle takip başlatıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu bononun davalı yanca davacıya teslim edilen raf üniteleri, kamera ve bedelsiz verilen sigaralar karşılığı düzenlendiği anlaşılmış ise de, davacının raf üniteleri ve kamerayı teslim ettiğine dair iddiası karşısında davalının, bunları almadığına ilişkin savunması bulunmadığının görüldüğü ve ayrıca davacıya bedelsiz sigara verildiği konusundaki savunmanın da kanıtlanamadığından bahisle davanın kabulüne, bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu bonoda düzenleme sebebi “nakden” olarak belirtilmiştir. Davalı taraf, bu bononun mal karşılığı davacı yanca keşide edildiğini savunarak bonoyu talil etmiş ve ispat külfetini üzerine almıştır. Somut olayda dosya arasındaki taraflara akdedilmiş, Satış Noktası Raf Ünitesi Sözleşmesi hükümlerinden ve davacı tarafın bu konudaki beyanlarından davalının davacıya sigara, kamera, sigara satış ünitesini teslim ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı, aldığı mallardan kamera ve raf ünitesini davalıya iade ettiğini beyan etmiş ise de, bunu yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Davacının bu iddiası karşısında davalının sessiz kalması, malların iade edildiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Öte yandan davacı yan verilen sigaraların bedelsiz olarak teslim edildiğini bildirmiş ise de, akdedilen sözleşme içeriğine göre sözleşmeye aykırılık halinde sigara bedellerinin tahsil edileceği ve ayrıca cezai şarta da hükmedileceği kararlaştırılmıştır. O halde mahkemece belirtilen bu yönler üzerinde durularak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.