Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/3912 E. 2010/6473 K. 26.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3912
KARAR NO : 2010/6473
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya parke ve bordür taşı satıp davalının petrol istasyonunda, parke döşeme işini yapan dava dışı …’a teslim ettiğini, davalının fatura bedelini kısmen ödediğini, bakiye kalan toplam 31.945.06.-YTL.alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili ile dava dışı … arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin davacıya yaptığı kısmi ödemenin …’ın talimatıyla gerçekleştiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davaya konu ettiği malları davalı taraf adına işi yapan taş ustası …’a teslim ettiğine ilişkin teslim tutanağı ibraz ettiği, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporunda bu taşların davalıya ait istasyonda kullanıldığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra dosyasında toplam 31.945.06.-YTL.ye yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak 30.307.06.-YTL.ye takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilerek takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ticari satımın bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur. Davacının keşide ettiği fatura davalı adına düzenlenmiş ise de teslim tutanağında teslim alanın … olduğu belirtilmektedir. Davacı, …’ın davalının yetkilisi olduğunu kanıtlamalı, davacının keşide ettiği faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında bulunup bulunmadığı da araştırılarak, malın davalıya teslim edildiğinin ispat külfetinin davacıya ait olduğu gözetilmeden, mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak ticari satıma konu malların davalıya teslim edildiği kabul edilerek eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.