YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3989
KARAR NO : 2010/12851
KARAR TARİHİ : 10.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin finans ihtiyacı nedeniyle davalı yetkilisi ile görüştüğünü davalı şirket ile 03.10.2006 tarihinde 1.000.000 USD, 16.10.2006 tarihinde 700.000 TL bedelli sözleşmelerin imzalandığını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 350.000 USD ve 700.000 TL dışında ödeme yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin sıkıntıya düştüğünü, davalının bundan yararlanarak parasını geri istediğini, taraflar arasında 19.07.2007 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeyi rızası hilafına imzaladığını, bu sözleşme kapsamında 369.061.00 TL faiz olmak üzere 725.830.00 TL’lik borcun ödenmesi için çek verildiğini, davalının 30.09.2007 tarihli fatura düzenlediğini, davalının tefecilik yaptığını, faiz tutarlarının yasal dayanağının olmadığını ileri sürerek faiz karşılığı verilmiş olan toplam 369.061.00 TL’lik çekten dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilli, 19.07.2007 tarihli sözleşme koşullarının birlikte kararlaştırıldığını, ana para konusunda ihtilaf bulunmadığını, belirlenen faiz oranları ve işlemiş faizin yasaya aykırı olmadığını, ödeme maksatlı çek verildiğini belirterek davanın reddine, kötüniyetli dava nedeniyle tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 19.07.2007 tarihli sözleşmeyi rızası hilafına imzaladığına ilişkin somut bir iddia ileri sürmediği, tacir olan davacının basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiği, 19.07.2007 tarihli sözleşmenin davacı asil ve hazır olan avukat tarafından imzalandığı, sözleşmede bileşik faiz kararlaştırılmadığı, kararlaştırılan faiz oranlarının yasada belirlenen faiz hadlerinden yüksek olmadığı, ticari muameleleri de şart edilmemiş olsa da faiz verileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 10.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.