Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4084 E. 2010/13976 K. 08.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4084
KARAR NO : 2010/13976
KARAR TARİHİ : 08.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 28.01.2010
No : 347-19
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edildiğini, bakiye cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 10.650.84.-TL alacaklı olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaliyle takibin 10.650.84.-TL asıl alacak tutarı üzerinden takip tarihinden itibaren %27 oranında temerrüt faizi uygulanarak devamına, koşulları oluşmadığından tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davaya konu icra takibinde alacağın dayanağı davacı vekili tarafından 22.02.2008 tarihli 29.425.27.-YTL’lik bir adet fatura ile sınırlı olarak gösterilmiş ve davalı vekili takibe itirazında ve davaya karşı cevaplarında böyle bir fatura bulunmadığı gibi davacıya da borçlu olunmadığını savunmuştur. Mahkemece ilamsız takipteki sınırlandırma göz önüne alınıp, takibe konu faturanın akıbeti ve bu faturaya dayalı mal teslimi olup olmadığı hususları üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken takibe konu edilmeyen taraflar arasındaki diğer hukuki ilişkiler de incelenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halide iadesine, 08.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.