Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4085 E. 2010/5302 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4085
KARAR NO : 2010/5302
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin (5) fatura karşılığı davalıya tekstil ürünleri sattığını, davalının mal bedelini ödememesi üzerine girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında Tedarikçi Sözleşmesi imzaladığı ve davacının müvekkiline mal tedarik ettiğini ve takibe dayanak olan faturaların bu sözleşmeye istinaden düzenlendiğini ve müvekkili defterlerine kaydedildiğini, ancak faturalar nedeniyle müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede perakendeci defterlerinin tek ve kesin delil olduğunun hüküm altına alındığını,bu nedenle müvekkili şirket defterlerinin esas alınarak davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının davalı aleyhinde (5) faturaya dayalı olarak takibe geçtiği, davalının faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğunu ifade etmesine rağmen davacı adına düzenlediği ciro prim bedeli, fiyat farkı, ciro primi kondansiye farkı, promosyon primi faturaları dikkate alındığında kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu iddia etmesine rağmen bu hizmetlere ilişkin olarak düzenlenen faturaların davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir kayıt olmadığı gibi, davalının bu faturalarda gözüken hizmetlerin verildiğini gösteren bir belge de ibraz edemediği, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 01.01.2006 tarihli Tedarikçi Sözleşmesinin 3.16 maddesinde uyuşmazlık halinde davalı …Ş (Perakendeci) kayıtlarının tek ve kesin delil olacağı” hükmüne yer verilmiştir. Belirtilen hüküm “münhasır” delil sözleşmesi niteliğindedir
Bir davanın tarafları (dava açılmadan önce veya sonra) bir hususun (vakıanın, hukuki işlemin) yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir.Yani bu halde, o husus yalnız delil sözleşmesi ile kabul edilmiş olan delil ile ispat edilebilir; başka bir delille ispat edilemez.(HUMK. Md.287/II) (Prof.Dr.B.Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü beşinci baskı 1990 cilt 2, sh.1979 vd).
Somut olayda; mahkemece sözleşmenin münhasır delil şartı niteliğindeki bu hükmü gözetilmeden bilirkişi raporunun davacı (Tedarikçi) defterleri ile ilgili bölümünün hükme esas alınmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.