Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4156 E. 2010/11622 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4156
KARAR NO : 2010/11622
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
. Davacı vekili müvekkili şirketin İller Bankası ile yürüttüğü proje kapsamında boru üretmek üzere davalı şirketten 240.000 Kg’lık yüksek yoğunluklu polietilen hammadde satın aldığını,en son 30.01.2007 tarihinde siparişlerin teslim edildiğini, ancak imal edilen boruların kalite testlerinden geçemeyip hammaddelerinin ayıplı olması nedeniyle patladığı için 11.01.2007 tarihli faturalarda alınan hammaddelerin ayıplı olduğunun davalı şirkete 12.02.2007 ve 16.02.2007 tarihli e-maillerle bildirildiğini, cevap alamayınca 17.04.2007 tarihinde ihtarname çektiğini ileri sürerek, satın alınan hammaddelerin ayıplı çıkması nedeniyle şimdilik 280.549.24 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 05.05.2009 tarihli dilekçesi ile de dava konusu miktarı 20.177.72 TL ıslah ederek ve harcı yatırarak talebini 300.726.96 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı vekili davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, malların ayıplı olmadığını belirtmiş, davanın reddini istemiş ve 22.04.2009 havale tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ederek TTK.nun 25/4.maddesi gereğince 6 aylık sürede açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddini isteyerek zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece dosya kapsamı ihtarname bilirkişi incelemesi karşısında satın alınan hammaddelerin gizli ayıplı olduğu anlaşılmış ise de, TTK.nun 25.maddesine göre ayıbın malı teslim alınmasından itibaren 8 gün içinde davalıya bildirilmesi gerektiği gibi her halükarda ihbarın sözleşme konusu malın alıcıya tesliminden itibaren 6 ay içinde yapılması zorunlu olup davanın kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde açılmaması nedeniyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 750.00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.