Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/484 E. 2010/10723 K. 04.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/484
KARAR NO : 2010/10723
KARAR TARİHİ : 04.10.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinin kefil olarak imzası bulunan 31.07.1999 vadeli 1.000.-TL.meblağlı ve 31.10.1999 vadeli 2.000.-TL. meblağlı bonolara istinaden başlattığı takibin, müvekkilinin itirazı üzerine durması nedeniyle açılan itirazın kaldırılması davası eksik inceleme sonucu kabul edilmiş ise de; dava konusu bonoların zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile davalı arasında borç ilişkisini doğuracak hiçbir münasebet bulunmadığını bildirerek bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada borç ilişkisini kabul ettiğini, ancak ödemeye ilişkin belge ibraz edemediğini, davacının borcun ödediğine ilişkin beyanının bile taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ortaya koyduğunu, bonoların müvekkilinin davacı ve kardeşine sattığı araç bedeline karşılık olmak üzere alındığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacının icra takibine dayanak yapılan bonoları kefil sıfatıyla imzaladığı, davacının bonolar üzerindeki kefaletinin aval veren olarak kabul edildiği, aval şerhinin B.K.na tabi bir mukavele, adi kefalet veya teminat hükmünde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, söz konusu kefaletin yalnızca TTK.bağlamında bir kefalet olup bononun ödenmesi açısından hüküm ifade edeceği, bunun dışında asıl borç ilişkisine dayanılarak aval veren hakkında takibat yapılması olanağı bulunmadığı, bonoların zamanaşımına uğradığı, davalı tarafın temel ilişkinin ispatı açısından yemin deliline de dayanmadığı, bu durumda temel ilişkinin ve davalının icra takibine kötüniyetle giriştiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, bonolar sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.