Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/4987 E. 2010/14133 K. 13.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4987
KARAR NO : 2010/14133
KARAR TARİHİ : 13.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 22.06.2009
No : 827-400

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 10.06.1999 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkiline 05.09.2005 tarihinde yapılan bildirimle sözleşmenin bazı maddelerinin değiştirildiğinin davalıya iletildiğini, davalının da bu değişikliği kabul ettiğini, sözleşme ilişkisi devam ederken davalının 10.05.2007 tarihli ihtarname ile sizleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu, bu nedenle sözleşme uyarınca müvekkili lehine 15.000.-USD.cezai şart alacağının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin ve diğer alacak hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.500.-USD.nin ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 12.01.2009 havale tarihli ıslah dilekçesiyle cezai şart alacaklarını 15.000.-USD.ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının 05.09.2005 tarihli değişiklik talebini kabul etmediğini, sözleşme değişikliklerinin ancak yazılı olması halinde geçerli olacağını, Rekabet Kurulu’nun tebliğleri uyarınca sözleşmenin kanuna aykırı hale geldiğini, müvekkilinin kanunen batıl olan bir sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle cezai şart borcunun oluşmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı tarafından davalıya gönderilen bildirimle sözleşmenin Rekabet Kurulu’nun 2002/2 sayılı tebliğine uygun hale getirilmediği, davalının da sözleşmeyi Rekabet Kurulu’nun 2002/2 ve 2003/3 sayılı tebliğlerine uygun hale getirmediği için feshettiği, feshin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 13.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.