YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5038
KARAR NO : 2010/14343
KARAR TARİHİ : 15.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 24.02.2009
Nosu : 2443-332
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekili ile süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, borçlular aleyhine 1998 yılında icra takibi yapılıp, 22.10.2001 tarihinde aciz vesikası alındığını, bu aciz belgesine dayalı olarak yeniden icra takibi yapıldığını, borçlu vekilince itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, aciz vesikasının borç ikrarını içerir senet mahiyetinde olup, aksinin senet ile ispat edilebileceğini ileri sürerek davalıların itirazlarının iptalini ve % 40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, aciz belgesinden sonra ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, aciz vesikasına dayanan alacağa faiz yürütülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda belirtilen aciz yolu ile takip neticesinde elde edilen aciz vesikalarına dayalı olarak yeniden ve sonradan borçluya karşı takip yapılması için borçlunun yeni mal iktisap etmiş olmasının aranmayacağı, borcun aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, alacak aciz vesikasına bağlandığında bu vesikanın iptal edilmedikçe borç ikrarı meydana getireceği, kefilden faiz talep edilmesinin mümkün olduğu, mahkeme ilamı ile % 120 temerrüt faizinin hüküm altına alındığı, faiz oranının kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların 3.989.09.-TL.asıl alacağa yaptıkları itirazın iptaline, davalı … yönünden asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yıllık % 120 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme hükmü davacı …Ş. vekiline 30.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.nun 437.maddesinde öngörülen 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra 11.02.2010 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.