YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5351
KARAR NO : 2011/167
KARAR TARİHİ : 17.01.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında sigara alışverişi nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin bu ilişkiden doğan tüm borçlarını davalıya ödediğini,davalı tarafından takibe konulan bononun müvekkiline ariyet olarak verilen sigara standının davalının istediği yere monte edilmesini sağlamak, bu standın sözleşme boyunca Yerinin değiştirilmesini engellemek için baskı ve tehdit unsuru olarak kullanılmak üzere alındığını, davalı şirket ile olan anlaşmazlık sebebiyle standın sökülmesi üzerine senedin takibe konulduğunu bildirerek takibe konu senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında imzalanan “Satış Noktası Raf Ünitesi Sözleşmesi”gereğince davacıya 2 adet sigara satış ünitesinin yanı sıra, bedelsiz olarak karton sigaralar verildiğini ve bir takım yatırımlar için ödemelerde bulunduğunu, bu yatırımlar ve sözleşme gereğince davacı taraftan 10.000 TL bedelli bir adet senet alındığını, davacının sözleşme hükümlerine uymaması üzerine, davacıya ihtarname gönderildiğini, ihtarname tebliğinden sonra da sözleşmeye aykırılığı devam ettirmesi ve ihtarnamede belirtilen bedelleri ödememesi üzerine müvekkilinin uğramış olduğu zararlar ve cezai şart nedeniyle 10.050 TL bedelli senet için takip başlatıldığını, davacının iddialarının haksız olduğunu bildirerek davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasında yapılan 30.12.2006 tarihli sözleşmede dava konusu senede ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığı, dava konusu senedin tanzim tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olduğu, sözleşme kapsamında senedin raf ünitelerinin iadesine karşılık alındığı, davalının cezai şarta ilişkin bedeli teminat senedine istinaden talep etmesinin mümkün bulunmadığı, senedin teminat senedi olduğu kabul edilerek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senedin taraflar arasındaki “Satış Noktası Raf Ünitesi Sözleşmesi” nedeniyle verildiği içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı vekili, senedin raf ünitesinin yerinin değiştirilmemesi ve başka bir firmanın standının konulmamasının teminatı olarak verildiğini, müvekkili tarafından aradaki anlaşmazlık nedeniyle raf üniteleri kaldırıldığından senedin iadesi gerektiğini iddia etmiş, davalı vekili ise, sözleşme gereğince müvekkili tarafından davacıya 2 raf ünitesi, 25 karton bedelsiz sigara verilip bir takım yatırımlar için masraf da yapıldığını, bunlara karşılık davacıdan 10.000 TL miktarlı senet alındığını, davacının sözleşmeye aykırılıkta bulunması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlar ve cezai şart karşılığı olarak senedin takibe konulduğunu savunmuştur.
Davacı vekili, sözü edilen raf ünitelerini iade ettiğini iddia etmiş ise de, davalı bu yöndeki iddiayı kabul etmemektedir. O halde mahkemece, davacının bu yöndeki delilleri sorulup, deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra davalı vekilinin savunması da değerlendirilerek senedin teminat fonksiyonunu sürdürüp sürdürmediği hususları irdelenmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01. 2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.