YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5641
KARAR NO : 2010/9054
KARAR TARİHİ : 15.07.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacı şirketin …Hastanesinin işleticisi olduğunu, şirkette 1998 yılında tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan yönetim kurulu başkanı … …’in davalılarla hisse alım- satım sözleşmesi yapıp, davalı … namına 85.000 DM meblağlı ve 10.01.2000 vadesini taşıyan davacı şirket adına tek imzayla keşide edilen bono verdiğini, müvekkili şirketin, davalılar ile hukuki yada fiili ilişkilerinin olmadığını, şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan … …’in şirket kaşesi üzerine imza atarak senedi davalıya verdiğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 23.12.2002 havale tarihli kısmi ıslah dilekçesinde dava konusu senedin vade tarihini yanlış yazdıklarını, menfi tespitini istedikleri senedin, 1999 tarihinde şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisi olmayan … … tarafından davalı … lehine tanzim ettiği ve sözleşmeyle teslim edilen 85.000 DM’lık 11.01.2000 vadeli, tanzim tarihi olmayan, müvekkili şirketin borçlu gösterildiği senet olduğunu, senedin lehtar Şefika tarafından icraya konulduğunu, diğer davalı …’a dava konusu senedin ciro edilme ihtimaline göre bu kişinin davalı gösterildiğini belirterek senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve dava dilekçesini bu şekilde kısmen ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar vekili cevabında, dava konusu 10.01.2000 vadeli senedin tahsil edildiğini, bu bononun dışında 11.01.2000 vadeli, alacaklısı … olan …’a ciro edilmeyen dava ile ilgisi olmayan senede dönüştürülmesi için verilen ıslah dilekçesini kabul etmediklerini, çünkü tarafları ve vadesi farklı iki senedin söz konusu olduğunu, davacı vekilinin … …’in müvekkillerine hastane hissesi satmak vaadinde bulunduğunu açıkça beyan ettiğini ve paralarını aldığını da bildirdiğini, müvekkillerinin hiçbir şekilde veya anlaşmaya aykırı olarak kendilerinin senet ve evraka ibare ve tarih koymadıklarını, bunları … …’den yazılı ve tanzim edildiği şekilde aldıklarını, bu senetlerin tanzim tarihlerinin 01.09.1995 olup, bu tarihte … …’in tek başına davacı şirketi ilzam ve temsile yetkili olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre kesinleşen … 6. İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile dava konusu senedin tanzim tarihinin bulunmadığı, 1995 tarihinin ise sonradan yazıldığı ve gerçeği yansıtmadığı, senedi keşideci şirket namına imzalayan … …’in sadece 1995 yılı için 1 yıllığına davacı şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili olduğu, oysa senetteki damga pulunun 1997 basımı olduğu, yine senedin üzerindeki kaşe yeri olan şirket adresinin Üsküdar olduğu, oysa 1995 yılında şirket adresinin ticaret sicil gazetesinde Bakırköy olarak görüldüğü, senetteki tanzim tarihinin gerçeği yansıtmadığı, davacı şirketin incelenen ticari defterlerinde dava konusu senedin kayıtlı olmadığı gibi davalı alacaklı …’a hisse verildiği hususunda ortaklar pay defterinde kayıt bulunmadığı, icra takibinin İcra Hukuk Mahkemesi kararı ile senedin teminat senedi olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, teminat senedi sözleşmesindeki imzanın …’a ait olduğunun … 6. İcra Tetkik Mercii Hakimliğinde yaptırılan grofolojik bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, diğer yandan … … ve bir kısım şahısların davalı alacaklıyı ve başka şahısları nitelikli dolandırmak suçundan dava açıldığı ve derdest olduğu, ceza mahkemesinin sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığı, somut olayda TTK.’nun 590. maddesi kapsamında yetkisiz temsilin söz konusu olduğu, davacı şirket tarafından yetkisiz temsilcinin yapmış olduğu borçlandırıcı bu işleme icazet verildiğine ilişkin defter ve kayıtlarda herhangi bir kaydın yer almadığı, icazete ilişkin başkaca bir işlemin yapılmadığı, bu halde … …’in yetkisiz temsilci sıfatıyla davalı alacaklı …’a karşı sorumlu bulunduğu, davacı şirketin sorumluluğunun söz konusu olmadığı, diğer davalı …’ın senette ciranta veya hamil olarak yer almaması nedeniyle bu davalı hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davalı … hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … yönünden açılan davanın kabulüyle, takibe konu senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.