Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5823 E. 2011/742 K. 26.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5823
KARAR NO : 2011/742
KARAR TARİHİ : 26.01.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki İtirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili dava dışı … AŞ’ nin zilyetliğinde olan otobüsün müvekkilince anılan şirket yetkilileri … ile davalı … ‘dan satın alındığını,daha sonra resmi satış aşamasına gelindiğinde aracın dava dışı finansal kiralama şirketi adına tescilli olup halen bu şirketin bakiye alacağının bulunduğunun anlaşılması üzerine satıcılarla protokol akdedilerek aracın resmi satışının teminatını oluşturmak üzere davalı şirketine keşide edilen ve diğer davalının ciranta sıfatıyla imzasının bulunduğu 191.000TL bedelli çekin müvekkiline teslim edildiğini,davalıların edimlerini ifa etmemeleri üzerine araca ait 45.524 Euro tutarındaki bakiye borcun müvekkilince ödenerek resmi satışın gerçekleştirildiğini, davalıların borçlarını ödemeyerek müvekkillerini oyalamaları sonucu çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, bunun üzerine müvekkillerini dava dışı finansal kiralama şirketine yapılan ödeme miktarı üzerinden , çeke dayalı olarak aleyhlerine girişilen takibe davalıların itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili ile davacı arasında temel ilişki bulunmadığını, protokolde müvekkilinin şahit sıfatıyla katılımının olduğunu,aracın devri de gerçekleştiği halde kötüniyetle çekin takibe konulduğunu belirterek davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında tazmiratın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davalı şirket takibe konu çek nedeniyle sorumlu isede diğer davalı çekte ciranta sıfatına sahip olup, davanın TTK 644 maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı olarak açılması nedeniyle bu davanın ciranta konumunda olan davalı …’a karşı açılamayacağı gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden kısmen kabülüne, davalının 82,946,72 YTL ye yönelik itirazının iptaliyle 82. 148.06 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak takibin devamına fazlaya dair istemin reddine, asıl alacak tutarının % 40 ‘ ına tekabül eden 32.859.22 YTL icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline, diğer davalı … aleyhine açılan davanın ve koşulları oluşmadığından bu davalının tazminat talebinin raddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık bankaya süresinde ibraz edilmemiş olan çeke dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir Dava konusu çek süresinde muhatap bankaya ibraz edilmediğinden Kambiyo Hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiş ise de çek hamili, arada temel ilişki bulunması halinde bu nitelikteki çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve alacağını (tanık dahil) her türlü delille kanıtlayabilir.
Arada temel ilişki bulunmaması halinde ise hamilin keşideciye karşı TTK’ nun 644 maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde alacağını talep etmesi mümkündür..
Somut olayda dava konusu çekin davalı …’ın cirosu ile davacı hamile geçtiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı ile davalı … arasında temel ilişki bulunduğunun kabülü gerekir. Nitekim davacı da dava dilekcesinde temel ilişkiye dayanmıştır. Bu durumda mahkemece belirtilen ilkeler gözetilerek davacıya temel ilişki yönünden alacağını kanıtlama olanağı tanınıp,tüm deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ,peşin harcın istek halinde iadesine 26.1. 2011 gününde oybirliğiyla karar verildi.