YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5869
KARAR NO : 2011/1050
KARAR TARİHİ : 02.02.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 28.12.2009
No : 886-880
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde diğer davalının da kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine aleyhlerine başlatılan takibe davalıların itirazları sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlar ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen iki adet sözleşmeden 20.000.-TL.bedelli olandan dolayı davalı kefilin sorumlu tutulacağı, diğer sözleşmede sözleşme tutarı ve kefalet limiti yazılı olmadığından davalı …’nun sorumlu olamayacağı gözetilerek aynı davalıların yargılandığı başka bir davada aynı kredi ilişkisi nedeniyle davalı kefilin 32.920.-TL.tutarındaki ödemesi sonucu kefaletten doğan borcu kalmadığının saptandığı ve böylece kefalet limiti ile kendi temerrüdünün sonuçlarından doğan sorumluluğunu yerine getirdiği gerekçesiyle hakkında açılan davanın reddine, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda diğer davalı şirketin kredi borcundan dolayı sorumlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle bu davalıya dair davanın kabulüne, itirazının iptaline, takibin 52.481.00.-TL. 5 adet meri teminat mektubu bedelinin depo edilmesini teminen devamına, koşuları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 2.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.