YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7866
KARAR NO : 2011/2050
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 26.5.2009
No : 72-118
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 2005 yılının Nisan ayında … plaka sayılı traktörünü haricen satıp, teslim ettiğini, traktörün devrini garantilemek için 30 Milyar TL.lik senedi teminat olarak davalıya verdiğini, senedin teminat amaçlı verildiğinin senet üzerine yazıldığını, müvekkilinin davalıya traktörün devrini vermek için başvurmasına rağmen davalının buna yanaşmadığını ve senedi takibe koyduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasındaki ticari münasebetler neticesinde dava konusu bononun müvekkiline verildiğini ve borcun ödenmemesi üzerine takibe konulduğunu, senette sadece teminat ibaresinin bulunmasının o senedin teminat senedi olduğu anlamına gelmeyeceğini, neyin teminatı olduğunun belirtilmesi gerektiğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında harici traktör satım akdi yapıldığı, davalının traktörün devrini almaya yönelik olarak davacıdan 30.000.00.-TL.lık teminat senedi aldığı, aracın devrinin davalıya verilmemesinden ve satış bedelinin davalıya iade edilmemesinden dolayı davalının devir için aldığı teminat senedini icra takibine koyduğu, resmi şekilde yapılmayan araç alım-satım işlemlerinin geçersiz olduğu, bu durumda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle takibe konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, davacı ve arkadaşları hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığı şikayet üzerine davacı ve arkadaşları hakkında Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/99 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı anlaşılmaktadır.
B.K.nun 53.maddesi hükmüne göre, Ceza Mahkemesince saptanan maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağından ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, söz konusu ceza davasının sonucu beklenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.