Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7920 E. 2011/1008 K. 02.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7920
KARAR NO : 2011/1008
KARAR TARİHİ : 02.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 02.02.2010
Nosu : 270/44

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalılar vek.Av….’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, 18.06.2007 tarihinde satın aldığı ticari aracın 10.03.2009 tarihinden itibaren beş kez sık aralıklarla arıza yaptığını, gizli ayıplı bulunduğunu, bu nedenle satış bedelinin tahsilini, olmadığı takdirde aracın misli ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, satım akdinin tarafı olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ticari satımlarda imalatçının sorumluluğunun bulunmadığını ve ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aracın 18/06/2007 tarihinde satın alındığı, 10/03/2009 tarihinde arıza nedeniyle servise girdiği, tamir edildikten sonra kısa süre aralıklarında aynı arızanın beş kez tekrar ettiği, son tamirden sonra 17/06/2009’da davacı tarafından dava açıldığı, bilirkişi raporuna göre son tamirden sonra araçtaki arızanın tamamen giderildiği, halen araçta bir Arıza bulunmadığı, araçtaki ayıbın gizli ayıp olup garanti süresi içinde meydana geldiği, davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmayarak onarım hakkını kullandığı ve aracı kullanmaya devam ettiği, semenin tenzilinin BK’nun 202.maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olduğu belirtilerek, aracın ayıplı hali ve ayıpsız hali arasındaki 3.403 TL farkın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu aracın davadan önceki son üç ay içinde beş kez aynı nedenle arıza yapıp servise girdiği, garanti süresi içinde açılan davadan sonra davacının aracını servisten teslim aldığı sabittir. Her davanın, dava tarihindeki şartlara göre sonuçlandırılması medeni yargılama hukukunun temel ilkesi olup, davacı açtığı dava ile ayıplı aracın bedelini, olmadığı takdirde misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. Bu durumda davacının Borçlar Kanununun 202 ve 203. maddelerindeki seçimlik hakkını dava dilekçesinde açıkça ifade ettiği şekilde kullandığının kabulü zorunlu olup, davadan sonra aracı servisten teslim almasının tercihini aracın onarımı veya bedelin tenzili yönünde kullandığı şeklinde yorumlanması suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan bilirkişilerin raporlarındaki tespitlere göre araç gizli ayıplı olup, motoru arızalıdır. Dosya içeriğinden de bu arızanın kısa süre aralıklarıyla beş kez tekrar ettiği anlaşılmaktadır. Davacının ayıplı aracın bedelini, olmadığı takdirde misli ile değiştirilmesini talep etmesinin somut olayın bu özelliği de gözetildiğinde Medeni Kanunun 2. maddesine ve hakkaniyet ölçülerine uygun olmadığının mahkemece kabulü suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen nedenle davalılar vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekâlet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 2.2.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.