Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/7947 E. 2011/2066 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7947
KARAR NO : 2011/2066
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 04.03.2010
No : 173-55

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’ın müvekkili aleyhine (2) adet senede dayalı olarak takibe geçtiğini, oysa ki takip dayanağı senetlerin diğer davalı … tarafından müvekkilinden işyerinde zor ve tehditle alındığını, bu hususta Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, senetlerin tanzim tarihinin sonradan doldurulduğunu, senetlerin daha sonra takip alacaklısı …’a ciro edildiğini, müvekkili ile davalılar arasında senet verilmesini gerektirecek herhangi bir ilişki bulunmadığını öne sürerek, müvekkilinin senetlerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın (1) yıllık hakdüşümü süresi sonunda açıldığını, ayrıca, davacının şikayeti üzerine yapılan soruşturma sonrasında Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiğini, senetlerin müvekkiline ciro yolu ile geçtiğini öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiş, diğer davalı … vekili ise, davanın süresi içinde açılmadığını, senetlerin zorla imzalatıldığı yolundaki davacı iddiaların yerinde olmadığını, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiğini, ikraha dayalı menfi tespit davalarında zamanaşımı süresinin (1) yıl olduğunu, davacının borcuna karşılık müvekkiline dava konusu senetleri verdiğini, şimdi de ödememek için dava açtığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacının iddiasının senetlerin kendisinden zorla alındığı olgusuna dayandırdığı, ikrah’ın BK.nun 29-30-31 maddelerinde düzenlendiği ve BK.nun 31.maddesi uyarınca davanın ikrahın ortadan kalkmasından itibaren (1) yıl içinde açılması gerektiği, somut olayda davacının Cumhuriyet Savcılığına şikayet tarihinin 2006 yılı olup, hakdüşümü süresinin bu tarihten itibaren başladığının kabulü gerektiği, dava tarihi olan 22.06.2009 tarihi itibari ile (1) yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle BK.nun 31.maddesinde öngörülen sürede açılmayan davanın reddinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.