YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8123
KARAR NO : 2011/3601
KARAR TARİHİ : 21.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ve ihbar olunan vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalının nar suyu konsantresi satın almak için 2.185.484 Euro üzerinden anlaştıklarını, davalının, ihbar olunan ….. Meyve ve Gıda A.Ş.den aldığı malları bu çerçevede davacıya teslim ettiğini, ancak söz konusu malın nar suyu yerine alınan analiz raporuna göre citric asit eklenmiş elma armut konsantresi olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine mal, navlun,soğuk hava muhafaza, analiz ve taşıma bedelinin ödenmesi için icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda davacı şirketin, davalı şirketin edimini hiç yerine getirmediği için sözleşme nedeni ile uğradığı tüm zararını davalıdan talep etme hakkına sahip olduğu, bu itibarla davacının ürün için davalıya ödediği bedel ürünün ABD’ ye götürülmesi için yapılan gider ve bu ürünün ABD’de saklanması, nakli ve ürünün niteliğini belirlemek için yapılan analiz giderlerinin de davalıdan alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve ihbar olunan vekilince temyiz edilmiştir.Dava, Amerika Birleşik Devletleri firması olan davacı tarafça alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun’un 48.maddesi gereğince Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise dava açanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutabileceği düzenlenmiştir.Davacının uyruğu olan Amerika Birleşik Devletleri ülkesi ile Türkiye arasında adli yardım sözleşmesi bulunmadığı gibi bu ülke 01.03.1954 tarihli Lahey Usul Hukuku Sözleşmesi’ne de taraf değildir(Dairemizin 2002/1822 E.,2002/2778 K. ve 11.04.2002 T.sayılı;11.H.D.nin 2005/2472 E.,2006/2329 K.ve 07.03.2006 T.sayılı ve 2.H.D.nin 1979/7848 E.,1979/8481 K. ve 26.11.1979 T.sayılı kararları).
Dolayısıyla Mahkemece dava şartlarından olan MÖHUK’un 48.maddesine göre alınması gereken teminat alınmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istak halinde iadesine, 21.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.