Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8511 E. 2011/2426 K. 24.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8511
KARAR NO : 2011/2426
KARAR TARİHİ : 24.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 27.10.2009
Nosu : 152-374

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan Borutaş Boru A.Ş. vek.Av…. ile davalı … … vek.Av…. ve diğer davalılar vek.Av…. gelmiş, davacı ve ihbar olunan taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-

Davacılar vekili, davacılardan Borutaş Boru Sanayi ve Tic A.Ş’nin Finansbank A.Ş.’den kullandığı kredinin borcunu, borç yapılandırma protokolü ile 24 ay vade ile yapılandırdığını, diğer davacıların kefaleten imzaladıkları 24 adet bononun bankaya verildiğini, bonolarda miktar kısmının ve vade tarihinin yazılı olup, lehdar hanesinin boş olarak verildiğini, bonoların karşılığı kredi taksitlerinin ödendiğini, teminat olarak verilen bonolardan ikisinin banka tarafından iptal edilmesi gerekirken bu şekilde yapılmayıp hali hazırda Borutaş A.Ş yönetim Kurulu Başkanlığını yapan … ile Finansman sorumluluğunun …’ın eline geçtiğini, bu bonolardan 30.04.2005 vadeli 20.000.00.-TL’lık bononun … 31.05.2005 vadeli 57.033,20.-TL’lik bononun ise … tarafından diğer davalı … …’e ciro edilerek takibe konduğunu, müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığını, hamil …’in alacaklı vekilinin yanında çalıştığını belirterek takibe konu bonolarla borçlu olmadığının tespiti ile davalıların kötüniyetli olarak takip yaptıkları için %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı hamil … vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu, müvekkilinin Bağkur emeklisi olup iddia edildiği gibi Avukatlık Ofisinde çalışmadığını, bu nedenle davanın reddini ve %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu, takibe konulan bononun davacıların Finansbank’tan kullandığı kredilerin geri ödeme planındaki vadeler ve taksit miktarları ile kuruşuna kadar aynı olduğu, diğer bonoların davacılara iade edildiği, davaya konu bonoların teslim belgelerinin bulunamadığı, davalı …’nın bononun alınışı nedeni ile bir açıklama yapmaması, ayrıca bonoları kendine ciro eden lehdarlar hakkında icra takibi yapmamış olması karşısında dava konusu bonoların hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi hamil davalının bunu bildiği kabul edildiğinden davanın kabulüne, davacıların takibe konu bonolarla borçlu olmadığının tespitine, … takipte kötüniyetli bulunduğundan %40 tazminatın bu davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı lehdarlar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile bu davalılar yönünden kurulan hükmün ONANMASINA,
2-Davalı hamil … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; TTK.nun 599.maddesi “poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez, meğer ki, hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun” hükmünü içermektedir. Buna göre davalı hamilin dava konusu bonoları kötüniyetle davacıların zararına ele geçirdiğini, davacıların usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir.
Mahkemece, hamil davalı …’nın bonoları kötüniyetle iktisap ettiği yolundaki kabulüne esas aldığı deliller yeterli değildir. Ne var ki, dosya içeriğinden davalılar hakkında ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Ceza davası sonucu verilecek kararın bu davayı etkileyeceği tartışmasızdır.
O halde, yapılması gereken ceza davasının sonucu beklenerek verilecek karara göre hamil davalı …’nın kötüniyetli olup olmadığı yeniden değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu davalılar yönünden ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı hamil …’in temyiz itirazları yönünden BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davalılar … ve …’dan tahsili ile davacılara verilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … … yararına takdir edilen 825.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, bu davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının davalılar … ve …’dan alınmasına, 24.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.