Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8686 E. 2011/4603 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8686
KARAR NO : 2011/4603
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalının 01.05.2002 tarihinden itibaren kiracısı olduğunu, müvekkilinin kira sözleşmesinin 3.maddesi uyarınca davalıya 2.500.000.000.-TL.tutarında bir senet verdiğini, yine sözleşmenin 8.maddesi uyarınca taşınmazın tahliyesi anında bonoların iade edileceğinin hükme bağlandığını, ancak davalının senedin boş olan vade ve tanzim tarihleri bölümlerini doldurarak takibe geçtiğini, oysa ki bonoların kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin takip nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfında olduğu, HUMK.nun 290.maddesi uyarınca davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının ibraz ettiği kira sözleşmesinin 2002 yılına ait olduğunu, oysa ki senedin ödeme tarihinin ise 2006 olduğunu, davacının iddia ettiği senetle, takibe konan senedin farklı olduğunu, takip dayanağı senette teminat amaçlı düzenlendiği hususunda bir ibare bulunmadığını öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava ve takip dayanağı senet üzerinde teminat amaçlı olduğu hususunda bir şerh bulunmadığı, davacının senedin teminat amaçlı olduğunu ispat edemediği, her ne kadar taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinde teminat olarak bir senet verileceği hususunda bir hüküm bulunmasına rağmen, davacının böyle bir senet verdiğini ispatlayamadığı gibi önce yemin teklif edip, daha sonra bu teklifinden vazgeçtiği gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senette keşideci davacı, lehtar ise davalıdır ve senet “malen”kayıtlı olarak düzenlenmiştir. Davacı taraf senedin kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini ileri sürmüş, davalı vekili ise senedin taraflar arasındaki borç ilişkisi ve davacının ödemediği apartman giderine ilişkin olarak düzenlendiğini ifade etmek sureti ile senet metni her iki tarafça da talil edilmiştir. Bu durumda ispat külfetinin yer değiştirmeyip davacı borçlu üzerinde kaldığı açıktır.
Davacının HUMK.nun 290.maddesi uyarınca sunduğu kira sözleşmesinin 3.maddesinde davacı kiracı tarafından teminat senedi verileceği hususu belirtilmiştir.

Bu durumda mahkemece kira sözleşmesinde belirtilen senedin neyin teminatı olduğu ve teminat olduğu miktar belirlenerek, taraflar arasında şayet borç-alacak ilişkisi varsa bunun saptanıp tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.