Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8700 E. 2011/4141 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8700
KARAR NO : 2011/4141
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 31.08.2004 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğunu, ancak davalının sözleşmeye aykırı olarak dava dışı şirketin de bayiliğini aldığını ileri sürerek sözleşmenin feshine, sözleşmenin 21. maddesi gereğince 69.345 YTL cezai şartın, 25. maddesine göre 23.605 YTL gelir kaybının toplamı olan 92.950 YTL’ nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin bayiliğini almadığını, cezai şart ve diğer alacakların istenebilmesinin yasal koşullarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen 31.12.2007 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle kardan mahrum kaldığı miktarın 5.514,24 YTL olduğu, ancak davacının zararının cezai şart miktarını aşmadığı , davalının haksız rekabet içine girmesinden dolayı sözleşmenin 27. maddesine göre davacıya 50.000 USD cezai şart ödemesi gerektiği,, TTK’ nun 24. maddesi uyarınca ticari ilişkinin boyutu ve davalının ekonomik gücü dikkate alındığında cezai şartın % 40 oranında indirilmesi gerektiği, davacının yeni bir telefon numarasını müşterilerine kolaylıkla duyurabileceğinden bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmenin feshine, 30.000 USD cezai şart alacağının dava tarihindeki değeri olan 41.607 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin cezai şart, kar mahrumiyeti ve telefon kullanım hakkının devrine ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde cezai şart, kar mahrumiyeti ve telefonun kullanım hakkının iadesini talep etmiştir. Mahkemece, sadece cezai şart alacağına karar verilmiş ise de dosyaya ibraz edilen taraflar arasındaki 31.08.2004 tarihli bayilik sözleşmesinin 12/f , 21, 25 ve 27. maddeleri birlikte tartışılıp değerlendirilmemiş, yeterli incelemeyi içermeyen ve Yargıtay denetimine de elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. Bu durumda yukarıda anılan sözleşme hükümleri, tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 30.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.