Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/8745 E. 2011/2288 K. 23.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8745
KARAR NO : 2011/2288
KARAR TARİHİ : 23.02.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 09.02.2010
Nosu : 745/40
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, 02.05.2007 tarihli sözleşme uyarınca, davalı şirketin Kazakistan Astana Şantiyesinde kullanılmak üzere klima havalandırma santralleri ve egzost aspiratör cihazlarının müvekkili tarafından teslim edilmesine rağmen bedelinin kısmen ödenmediğini, yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %40 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, klima ekipmanlarının montajından sonra evsafına uygun olmadıkları ve yeterli randıman vermediklerinin anlaşılması nedeniyle malların gizli ayıplı olduğu, ayıp ihbarının sözlü olarak defalarca davacı tarafa bildirildiği, edimini tam olarak yerine getirmeyen davacının satış bedelinin tamamına hak kazanamayacağı belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının klima ekipmanlarını davalıya satıp teslim ettiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalının ayıp iddiasını ve ayıp ihbarını zamanında yaptığını kanıtlayamadığı,mallar ihraç edildiğinden davacının KDV talebinin haksız olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Somut olayda mahkemece, sözleşmeye ve mutabakat belgesine göre, iş bedelinin 484.853 TL, davalının ödediği miktarın ise 438.387,96 TL olduğu, mallar ihraç edildiğinden KDV alacağının doğmayacağı belirtilerek 46.465,04 asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki hükme esas alınan ve konusunda uzman olmaları nedeniyle mahkemece görevlendirilen bilirkişilerin raporunda, davacının defter ve kayıtları ile dosya kapsamındaki deliller çerçevesinde yapılan incelemeye göre faturalara istinaden davacının alacağı 133.738,72 TL olarak hesaplanmıştır. İhraç edilerek satılan ürünlerin bedelinin ve KDV’sinin kayıtlara ne şekilde intikal ettirileceğine ilişkin muhasebe tekniğinin gerektirdiği özel ve teknik bilgi ile anlaşılabilecek nitelikte yöntem ve kurallar söz konusu olabileceğinden, hâkimin kendisini bilirkişi yerine koymak suretiyle alacak miktarını hesaplaması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenden dolayı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen sebepten davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.