YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/917
KARAR NO : 2010/10493
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 22.10.2009
Nosu : 1054-330
Davalılar : 1-… vek.Av. … 2-…
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı … vekili ile süresi içinde diğer davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …’nın birlikte davalı …’den hayvan alıp, bedeline karşılık dava konusu bonoyu verdiklerini, daha sonra borcun ödenip, ibra belgesi alındığını, borcun ödenmesinden sonra bononun, senet borçlularından …’ya iade edildiğini, adı geçenin senedi yakın akrabası olan …’e verdiğini ve senedin kötüniyetli davalı … tarafından icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin ve takibin iptaline, haksız takip nedeni ile lehlerine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … cevabında, alacağının kambiyo senedinden kaynaklandığını, iddianın asılsız olduğunu, davalı …’den olan alacağına karşılık dava konusu senedi ciro yoluyla edindiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davalı … cevabında, takip dosyasında alacaklı sıfatı olmadığından hakkındaki davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu bono bedeli ödenince dava dışı senet borçlusu …’nın talebi üzerine arkasını imzalayıp, kendisine senedi verdiğini, bu imzayı ciro amaçlı imzalamadığını, alacağını aldığına dair imzaladığını, diğer davalı …’i tanımadığını, herhangi bir borç-alacak ilişkisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Çorum 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/93 Esas sayılı dosyasının yapılan yargılaması sonucunda verilen 01.07.2009 tarihli kararla bedelsiz kalan senedi tahsile koyma suçundan … ve …’in cezalandırılmasına karar verilip, kararın kesinleştiği, bu sebeplerle davalıların durumu bilerek kötüniyetli olarak dava konusu bonoyu takibe koydukları gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkeme hükmü davalı … vekiline 08.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK.nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre
geçirildikten sonra 24.12.2009 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra
../..
Sayfa -2-
yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı … vekilinin süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalı …’ın temyizine gelince; menfi tespit davasında dava, borçlu lehine sonuçlanırsa İİK.nun 72/5.maddesine göre borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlu lehine talebi üzerine haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir. Bir başka anlatımla İİK.nun 72/5.maddesi uyarınca borçlu yararına tazminata hükmolunması için alacaklının haksız ve kötüniyetle icra takibi yapması gerekir. Somut olayda davalı …’in davacı aleyhine yaptığı bir icra takibi olmadığından adı geçen davalının tazminatla sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.