Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9265 E. 2011/4261 K. 04.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9265
KARAR NO : 2011/4261
KARAR TARİHİ : 04.04.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan yolcu taşımacılığında kullanmak üzere 21.800 TL bedeli karşılığında …plakalı aracı ruhsatında 130 beygir ve 2799 cm3 silindir gücünde olduğunu görerek satın aldığını, aracın arızalı motoru yeniletmek amacıyla açtırdığında aracın ruhsatında yazılı bu özelliklere sahip olmadığı, 80 beygir gücünde ve 2477 cm3 silindir hacminde olduğunun anlaşıldığını, davalının ruhsata her nasılsa daha farklı yazdırdığını, bunun üzerine davalıya ihtarname çekildiğini, ancak sonuç alınamadığını, öte yandan motorun küçük oluşu ve sürekli arıza çıkarması nedeniyle müvekkilinin 13.000 TL gelir kaybına uğradığını satım aktinin hile sebebiyle hükümsüz olduğunu belirterek satım bedeli, ihtarname masrafı , faydalı masraflar ve uğranılan gelir kaybı için şimdilik 25.000 TL’nin akdin yapılış tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin aracı 11.09.2006’ da sattığını, davacının 14.12.2006 da ihtar çekerek bu davayı açtığını, davanın süresinde açılmadığını, öte yandan aracın davacıya 18.500 TL’ye satıldığını, aracın motor gücü ya da silindir hacmi konusunda müvekkilinin davacıya hiçbir beyanda bulunmadığını, müvekkilinin bu konuda bilgisi olmadığı için davacıyı yanıltmasının da söz konusu olmadığını, eğer bir farklılık varsa müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece,toplanan delillere göre, davalının hile ile davacıya ayıpla araç sattığı, davacının isteminin satışın feshine yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, satış sözleşmesinin feshine, satış bedeli 21.800 TL ve noter masrafı 45 TL olmak üzere toplam 21.845 TL’nin avans faiziyle davalıdan tahsiline, aynı anda aracın davacı tarafından davalıya teslimine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, karşılıklı edimlerin aynı anda ifasına karar verilmesi halinde, asıl edim niteliğindeki borçlunun para borcunu ifası muaccel hale gelmeden doğmayacak, dolaysıyla borçlu temerrüdü gerçekleşmeden daha önceki bir tarihten başlayacak şekilde temerrüt faizine de karar verilemeyecektir. O halde somut olayda alıcı davacının satıma konu aracı iade etmesine rağmen borçlu davalının para borcunu iade etmemesi durumunda satıcının para borcunu iadesinde temerrüdü gerçekleşeceğinden temerrüt faizine de malın iade tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmekte ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. paragrafının 3. satırında yer alan “….21.845,00 TL…” kelimesinden sonra gelen “… dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte..” sözcüklerinin çıkartılmasına, aynı paragrafın 4. satırında yer alan “.. verilmesine..” kelimesinden sonra gelmek üzere “dava konusu aracın davalı yana tesliminden itibaren hükmedilen bedele değişen oranlarda işleyecek avans faizi yürütülmesine..” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.