Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9268 E. 2011/4761 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9268
KARAR NO : 2011/4761
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla )
Tarih : 6.10.2009
No : 79-272
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 03.11.2004 tarihli akaryakıt sözleşmesi imzaladığını, davalının bu sözleşmenin eki niteliğindeki “resen taahhütname “ başlıklı belge ile de yılda 1.200m3 beyaz ürün, 4 ton madeni yağ satın almayı satış taahhüdünden eksik sattığı beher m3 ürün için davacının uğradığı kar kaybını cezai şart olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının taahhüt ettiği miktarda mal almadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik beyaz ürün için kar mahrumiyetinden doğan alacaklarından 20.000 USD’ nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının eksik ürün alımı nedeniyle davacının 255.650.07 ABD doları cezai şart alacağı olduğu, davacının 20.000 ABD doları talep ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.000 ABD Doları alacağın davalıdan tahsiline, bu tutara dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca (1) yıl vadeli ABD doları hasaplarına ödenen en yüksek oranda faiz yürütülmesine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davalı temyizinde taraflar arasında 17.4.2006 tarihli ikinci bir sözleşmenin imzalandığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece davalı tarafından temyiz dilekçesine ekli olarak sunulan 17.4.2006 tarihli sözleşme de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken 03.11.2004 tarihli sözleşmeye göre hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 11.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.