Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9291 E. 2011/4767 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9291
KARAR NO : 2011/4767
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin mal alımlarını davalının faaliyet gösterdiği Konya Yaş Sebze halinden yapmakta olduğunu, dava konusu çekin bu ilişki çerçevesinde davalıya verildiğini, ancak bir süre sonra ticari ilişkinin kesildiğini, bu nedenle çekin karşılığı olmayan bir çeke dönüştüğünü, öte yandan müvekkili şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 16.10.2007 tarihli nüshasında da yayınladığı üzere çek ve senetlerin çift imza ile keşide edilmesi gerektiğini, oysa çekte kendisine yetki verilenlerden sadece …’ın imzasının bulunduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında uzun süren bir ticari ilişki bulunduğunu, daha önce verilen çeklerin de tek imzalı olduğunu, dava dilekçesindeki anlatımlara göre davacının müvekkilini dolandırdığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, takip konusu da yapılmadığı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde de yayınlanan davacı şirketin 27/09/2007 tarihli ortaklar kurulu kararına göre davacı şirket adına kullanılacak çeklerin ve senetlerin ortaklar …ve … tarafından müştereken keşide edilmesi gerektiği, dava konusu çekte bir ortağın imzasının bulunduğu, bu itibarla dava konusu çekin davacıyı bağlamayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davaya konu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davalı, davacının daha önce de tek imzalı çekler verdiğini ve ödediğini, bu nedenle kötüniyetli olduğunu savunmuştur. Bu durumda mahkemece davacı yanca daha önce de düzenlenen çeklerin tek imzalı olup olmadığı ve tek imza ile verilen çeklerin ödenip ödenmediği hususları üzerinde durularak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.