YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9362
KARAR NO : 2011/2763
KARAR TARİHİ : 02.03.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…… ile davalı vek.Av…….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalının 683.298,23 TL alacaklı olduğundan bahisle müvekkiline bir ihtarname gönderdiğini ve itiraz üzerine kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takiplerine giriştiğini, 23.11.2006 tarihi itibariyle müvekkili şirketin yetkilisinin ….. olduğunu ve müvekkili ile davalı arasında bir kredi sözleşmesi yapılmadığı gibi davalıya çek de verilmediğini; çift imza kullanılmadığını, olsa olsa yetkisiz kişilerce ya da sahte biçimde davalıya çekler verildiğini ileri sürerek borçlu olmadıklarının tesbitine ve takiplerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 1.6.2005 tarihinden itibaren 3 yıl süre ile ….’ın 200.000,-TL’yi aşmayan işlemler bakımından davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, adı geçenin yetkili olduğu dönemde sözleşme yapıldığını ve çeklerin ciro yoluyla müvekkiline verildiğini; mevzuata uygun biçimde taraflar arasında faktoring ilişkisinin doğduğunu ve ödemelerin yapıldığını böylelikle alacaklılık sıfatının doğduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının 3.6.2005 tarihinden itibaren üç yıl süreyle … adlı kişi tarafından temsil ve ilzam edildiği, adı geçenin çekleri ileri tarihli olarak keşide ederek 10.11.2006 tarihinde davacı defterlerine kaydettiği, davalının alacağın ödenmesine yönelik ihtarnamesinin 12.11.2006 günü keşide edildiği ve …’ın yetkisinin 23.11.2006 günü kaldırıldığını, ilanın ise 5.1.2007 tarihinde yapıldığını; davacının dava dışı ….AŞ tarafından keşide edilen çekleri cirolayarak davalıya verdiği, böylelikle davacının adı geçen şirketle birlikte hareket ettiği, gerçek hukuki ilişki olmaksızın davacının yetkilisi tarafından kredi sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
10.10.2006 gün ve 26315 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik’in 22 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler.
Dosyanın incelenmesinde takip dayanağı yapılan çeklerle bu çeklerin verilmesine dayanak faturaların tarih ve miktarlarının birbirini tutmadığı görülmüş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fatura ve çek tutarlarının birbiriyle örtüşmediği ifade edilmiştir. Bu durumda mahkemece davalının takip dayanağı kıldığı çeklerin hangilerinin yukarıda gösterilen Yönetmelik hükmü kapsamında kaldığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 825,-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.