YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/947
KARAR NO : 2010/10970
KARAR TARİHİ : 07.10.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı bankanın…Şubesi ile dava dışı … arasında imzalanan kredi sözleşmesine teminat olarak davaya konu taşınmazları davalı banka lehine ipotek ettiğini, kredi borcunun ödenmesine ve talebe rağmen ipoteğin kaldırılmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil cevabında, dava dilekçesinde hernekadar 3126 parseldeki gayrimenkulde bulunan 5,9 ve 10 bağımsız bölüm numaralı taşınmazlar üzerindeki ipoteklerden bahsedilmekte ise de, 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki ipoteklerin dava tarihinden önce kaldırıldığını, sadece 5 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin halen devam ettiğini, müvekkili bankanın iade edilmeyen çek yaprakları ile ilgili risk nedeniyle söz konusu ipoteği kaldırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre kredi borçlarının ödendiği ancak kredi sözleşmesi uyarınca davacı bankadan alınan çek karnesindeki çeklerden dolayı 3167 Sayılı Yasanın 10.maddesi uyarınca muhatap banka olarak riskinin bulunduğu, bu nedenle bankanın ipoteği fek etmemekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, yaptığı ödemelerin kredi borcu yanında bankaca verilen çek yaprakları karşılığında bankanın yasal olarak ödemekle sorumlu olduğu miktarları da karşılayacak meblağda olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda mahkemece, banka kayıtları üzerinde uzman bir bilirkişiye araştırma ve inceleme yaptırılarak, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, davacının bu yöndeki iddiası da değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.