Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/9701 E. 2011/3148 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9701
KARAR NO : 2011/3148
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 43.500,00 YTL bedelli bono ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine başladığını, ancak bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı gibi davalıya herhangi bir borcu da bulunmadığını belirterek davalıya borçlu olunmadığının tespitine, icraya konu belgenin ve icra takibinin iptaline, %40’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra mahkemesinde aynı konuda açmış olduğu dava bulunduğunu bildirerek derdestlik itirazında bulunduğu gibi müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmazdaki hissesini davacıya sattığını, bononun davalının huzurunda davacı tarafından düzenlenip, imzalanıp verildiğini ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının derdestlik itirazının reddine, icra takibine konu bonodaki imzaya itiraz edilerek icra hukuk mahkemesine açılan ve bilirkişi kurullarından alınan raporlardan sonra Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 30.01.2009 günlü rapora göre bonoda davacıya atfen atılan imzaların davacı-borçlunun eli ürünü olmadığının saptanmasından sonra imzaya itirazın kabulüne ilişkin, kesinleşen karara göre takip ve dava konusu bonodaki imzanın davacı-borçluya ait olmadığı saptandığından davacının icra takibine konu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece Bakırköy 1.İcra Hukuk Mahkemesinde 2006/1400 esas nolu dosyasından alınan raporlar esas alınarak karar verilmişse de davacının anılan icra hukuk mahkemesine açtığı davadan sonra işbu menfi tespit davasını açtığı ve icra hukuk mahkemesinden alınan raporların da birbirlerinden farklılık arz ettiği dikkate alındığında, bu durumda mahkemece yapılacak iş Polis Kriminal Laboratuarından seçilecek üç kişilik uzman heyetinden yeni rapor alınıp varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibaret olduğundan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.