YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10289
KARAR NO : 2011/11788
KARAR TARİHİ : 03.10.2011
Davacı … vek.Av… ile davalı … AŞ. Şb. Müd. vek.Av…. arasında görülen dava hakkında Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.06.2010 gün ve 22/503 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 20.04.2011 gün ve 9342/5292 sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 38.20.-TL harç ve takdiren 185.00.-TL.para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03.10.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY YAZISI-
İnşai davalarda ve eda davalarında kural olarak hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davaları ve bu arada menfi tespit davasında ise davanın açılmasında bir hukuki yararın varlığı koşulu aranır. Davacı menfi tespit davasında davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu bildirmek, bunu açıklamak ve gerekirse ispat etmek zorundadır. Hukuki yarar menfi tespit davasında bir dava şartıdır.
Borçlu maddi hukuk bakımından ödemekle yükümlü olmadığı bir alacak talebiyle karşılaşmışsa hukuki yararın bulunduğu kabul edilir.
Davacı borçlunun hukuki durumunun tehlikede olması, tereddüt içinde olması halinde menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.
Borçlu ödeme emrine itiraz edebileceği dönemde önünde 2 yol vardır.
-ödeme emrine itiraz etmek,
– menfi tespit davası açmak,
– veya her iki yola birlikte başvurmak,
Alacaklının takibinde hiç belgeye dayanmaması veya dayandığı belgenin 68.maddesindeki belgelerden olmaması halinde borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı yoktur.
Menfi tespit davası borçlunun icra takibinden korunmasını sağlayan bir davadır. Yani maddi hukuk açısından borçlu olmayan kimsenin, icra hukukunun katı normları nedeniyle borcu ödemesinin engellenmesi amacı taşıyan bir davadır.
İcra takibine itiraz edilmekle borçlu açısından icra takibi bakımından bir tehlike kalmamış, alacaklının alacağını icra takibi sonucu elde etme olasılığı ortadan kalkmıştır.
Mahkemenin davanın hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararı isabetli olup, karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma kararının kaldırılıp, hükmün onanması gerektiği görüşündeyiz. Sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararına açıklanan nedenlerle katılamıyoruz.