YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1058
KARAR NO : 2011/12886
KARAR TARİHİ : 19.10.2011
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında iki adet çekin müvekkilince davalıya verildiğini, taraflar arasında 03.06.2006 tarihli sözleşmeyle müvekkillerinden …’nun davalı şirket ortağı olarak kabul edildiğini ve bu ortaklığın 26.09.2006 tarihine kadar sürdüğünü, sonrasında davalı şirket adına … … …ın müvekkillerini ibra ettiğini varılan mutabakat uyarınca her iki çekinde bedelsiz kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik bir adet çek nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sürerken davacılar vekili bu kez ikinci çekle ilgili aynı gerekçelerle aynı davalı aleyhine … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde menfi tespit davasını açmış ve birleştirme kararı verilmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu çeklerin ortaklık sözleşmesinin düzenlendiği tarihten önce keşide edildiği ve adi ortaklığı ilgilendirdiği hususunun davacılar tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle ana davanın ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece 21.07.2010 tarihli oturumda taraflara bilirkişi raporunu onbeş gün içinde tetkik edip beyanda bulunmak üzere süre verilmiş ve duruşmanın 07.11.2010, saat 11:00’e bırakılması kararlaştırılmış ise de , duruşma gününün değiştirildiği konusunda herhangi bir tutanak tutulmadan ve yeni duruşma günü taraflara bildirilmeden bir sonraki duruşmanın 07.10.2010 tarihinde yapıldığı ve aynı gün duruşmaya son verilerek davanın reddedildiği görülmüştür. 21.07.2010 tarihli duruşma tutanağında belirtilen duruşma gününün dışındaki bir günde oturum açılıp hüküm verilmesi savunma hakkının kısıtlanmasına yol açan önemli bir usul hatası olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.