Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11371 E. 2011/12764 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11371
KARAR NO : 2011/12764
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili bankadan aldığı kredi borcunu ödememesi nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahisiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu takipte gönderilen ödeme emrinin iptaline dair karar verildiğini, icra dosyasında yeniden tebliğ edilen ödeme emrine müvekkilinin itirazı bulunmadığını, itiraz edilmeksizin kesinleşen takip ile ilgili itirazın iptali davası açılamayacağını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu takipte davalıya gönderilen ilk ödeme emrinin icra hukuk mahkemesince iptal edildiği, yeniden çıkan ödeme emrine davalı tarafından itirazda bulunulmadığından itirazın iptali davası şartlarının oluşmadığı, bu dava tarihinde henüz itirazın iptali davası açma süresinin dolmamış olduğu, davacı bankayı acele ile bu davayı açmaya zorlayacak herhangi bir sebebin bulunmadığı, yargılama sonucunu beklemeksizin yasal şartları bulunmayan bir davanın açılması sözkonusu olduğundan buna ilişkin yargılama giderlerine de davacı tarafın katlanmasının hakkaniyete ve adalet duygusuna uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üstünde bırakılmasına, Asgari Avukatlık Ücret Tarifesine göre 1000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 123/son maddesindeki harç istisnası yurtdışından alınacak kredilerin geri dönüşümü ile ilgili işlemlerle sınırlı olarak uygulanmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2010 tarih, 2008/81 Esas ve 2010/8 K sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2010 tarih, 2010/12-443 Esas ve 2010/471 K sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu nedenle dava konusu kredinin niteliği gözetildiğinde, somut olay bakımından davacı banka harçtan müstesna kabul edilemez. Mahkemece, belirtilen yasa hükmünün yorumunda yanılgıya düşülerek “harç alınmasına yer olmadığına”karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde geri verilmesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.