Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11411 E. 2011/11038 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11411
KARAR NO : 2011/11038
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından Samsun 4.İcra Müdürlüğünün 2010/6670 sayılı dosyası ile yapılan takipte borçlulardan birisinin … olduğu ve adresinin … Mah. … Cad. No:9 olarak göründüğünü, tebligatın aynı adreste işyerinde müvekkilinin kardeşi … ’a yapıldığını, müvekkilinin belirtilen babası ve kardeşlerinin işyerinden ayrılarak yıllardır ayrı bir adreste İstanbul ve civarı illerde çalıştığını, kendisine ait işyerinin olduğunu, müvekkilinin kardeşinin tebligatı sehven aldığını, 26.11.2010 tarihinde tebligat adresine haciz amacıyla gelindiği ve tesadüfen müvekkili oradayken beyanının alındığını, müvekkilinin asıl borçlu … ’i hiç tanımadığını ve böyle bir borcunun olmadığını, takibe konu Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinde garantör olarak adı geçen şahsın … olup müvekkilinin soyadının Talak olduğunu, adresin bir zamanlar bulunduğu adres olduğunu, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek takip konusu borçtan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu uyuşmazlığın kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, icra takibine konu sözleşmenin bizzat davacı tarafından imzalandığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusunun davacının tarafı olmadığını bildirdiği bireysel kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı sözleşmenin tarafı olmadığını ve sözleşmeyi imzalamadığını belirtmiş ise de; bankadan gönderilen sözleşme ile ilgili belgeler arasında davacının kimlik belge fotokopisinin bulunduğu, sözleşmenin asıl tarafı ile banka arasındaki hukuki ilişki tüketici ilişkisi olduğundan uyuşmazlığın çözümünde 4077 sayılı TKHK hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine, talep halinde dosyanın görevli Samsun Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.