Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12639 E. 2011/12916 K. 19.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12639
KARAR NO : 2011/12916
KARAR TARİHİ : 19.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalıya hasarlı soğutucu ve araç bedeli için para gönderdiğini,, gönderilecek malların davalı tarafından teslim edilmediğini ileri sürerek havale edilen bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin adresinin Maslak/… olması nedeniyle davanın HMUK’un 9. md. gereğince Şişli Asliye hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki ilk itirazında bulunmuş, ayrıca müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacının verdiği parayı geri istemesi ile taraflar arasındaki satış sözleşmesi fiilen feshedildiğinden satış sözleşmesinin son bulduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki davanın sebepsiz zenginleşme davası olduğu, davacının akdin aynen ifası yerine verdiği parayı geri istediğinden ve davacının sözleşmeyi feshi nedeniyle geçerli bir sözleşme bulunmadığından gerek HUMK’nun 10.maddesi ve gerekse Borçlar Kanunu’nun 73. maddesinin olayda uygulanamayacağı, bu durumda genel hükümlere göre yetkili mahkemenin davalı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemeleri olan Şişli mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı vekili 10.11.2011 tarihli dilekçesinde davacının iddiasının aksine araçların resmi satışı ve tesliminin yapıldığını, bu nedenle davacıya karşı sorumluluğu kalmadığını savunmuştur. Davalının bu beyanı gözetildiğinde taraflar arasında sözleşme ilişkisinin mevcut olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda yetkili mahkemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değil, sözleşmelerde yetkili mahkemenin tayini ile ilgili HMK’nun 10.maddesi hükmü gözetilerek yetki itirazı konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.