Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13188 E. 2012/5207 K. 28.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13188
KARAR NO : 2012/5207
KARAR TARİHİ : 28.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi kapsamında işletmeye konu istasyon üzerinde davalı yanca müvekkili yararına onbeş yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini ve müvekkilince davalıya 263.000 TL. intifa bedeli ödenmiş ise de rekabet kurulu tebliği ve kararları çerçevesinde sözleşmenin grup muafiyeti dışında kalarak sona erdiğini, müvekkilinin bedelini peşin olarak ödediği intifa süresinin tamamını kullanamadığını belirterek, kullanılamayan bakiye intifa süresine kıstelyevm usulü hesaplama sonucunda isabet eden 175.301.33 TL. intifa ivazını iktisap ettiği tarihten itibaren ayrıca bu bedelin dava tarihine kadar davalı yedinde kaldığı süre içinde davalının elde ettiği semerelerin karşılığı olarak da 111.598.79 TL.’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve KDV’siyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yanlar arasında akdedilen sözleşmeyle onbeş yıl süreli intifa hakkı konulduğunu ve bu sürenin henüz dolmadığı gibi bayilik sözleşmesinin akdedildiği 01.02.2008 tarihi gözetildiğinde beş yıllık muafiyet süresinin de dolmadığını, davacı yanca intifanın terkin edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; somut olayda taraflar arasında akdedilen bayilik ve intifa sözleşmesinin dava açıldığı tarihte halen yürürlükte olup, Rekabet Kurulu kararıyla geçersiz hale gelmediği gibi sebepsiz zenginleşme olgusunun da dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği ve böylece davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Mahkemece verilen ret kararının dava şartlarının yokluğuna ilişkin olmayıp davanın esasına yönelik bulunması nedeniyle; yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gözetilerek davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu avukatlık ücretine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.