YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1339
KARAR NO : 2011/11225
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı banka tarafından aleyhine icra takibine girişildiğini, takibe konu bononun dava dışı … Tesisat Ltd. Şti.’ne keşide edildiğini, bono bedelinin dava dışı şirkete ödendiğini, bedelsiz kalan 20.10.2007 vadeli 750 TL bedelli bononun davalı yanca icra takibine konulduğunu ileri sürürek bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen 2009/2495 Esasa sayılı davada, davacı, davalı bankaca icra takibine konu edilen 20.11.2007 ve 20.12.2007 vadeli 750 TL bedelli bonoların lehtar dava dışı … Tesisat Ltd. Şti.’ne ödendiği halde kötüniyetli olarak davalı tarafından bedelsiz bonolara dayanak olarak icra takibine girişildiğini ileri sürerek bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline yapılmış bir ödeme bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava dışı … Tesisat Ltd. Şti.’ne kullandırılan krediler karşılığı takibe konu bonoların ciro yoluyla davalı banka eline geçtiği, icra takibine konu bonoların ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
1-5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 5236 sayılı Kanun’un 19.maddesi ile HUMK’a eklenen Ek-madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2010 yılı için 1.430,00 TL’dir.
Asıl davada reddedilen ve bu nedenle temyize konu edilen miktarın 750,00 TL olması nedeniyle hüküm davacı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün, ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddi gerekmiştir.
2-Birleşen dava yönünden;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının asıl davaya ilişkin temyiz isteminin miktar yönünden reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden birleşen dava ile ilgili usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.