Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13689 E. 2012/8324 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13689
KARAR NO : 2012/8324
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabı bulunduğunu, dava dışı …’e 20.000,00TL’nin 11.10.2005 tarihinde internet aracılığıyla ödendiğini ancak bu işlemi yapan banka memurunun sehven işlemi otomatiğe bağlanması nedeniyle 19.10.2005 tahinde aynı tutarın mükerreren ödendiğini, davacının hatayı fark edip, bankayı bilgilendirdiğini, banka müdürünün …’e ihtar çekmesini, yoksa personelin zarar göreceğini belirtmesi üzerine, ihtar keşide edip, parayı …’den istediğini, bundan sonuç alınamayınca banka tarafından …’e ihtarname keşide edilip, sehven mükerrer yapılan ödemenin iadesinin istendiğini, ihtar içeriğinin bankanın borcu ikrar mahiyetinde olduğu halde alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, üçüncü şahsa gönderilen havalelerin internet şubesinden bizzat davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacıya yardımcı olma düşüncesiyle mükerrer ödeme yapıldığı varsayılan …’e bankaca ihtar keşide edildiğini, ihtarın borç ikrarı olarak kabul edilemeyeceği gibi davacı ile havale alıcısı arasındaki ilişkinin de bankaca bilinemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile davanın havale alıcısı …’e ihbarını istemiş, dava ihbar olunan … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının hesabından internet aracılığıyla 19.10.2005 tarihinde 20.000,00TL’nin gönderildiği, internet bankacılığının internet şubesinden müşterisine verdiği ve bankadan da kimsenin bilmediği özel parola ve şifrelerle yapılabildiği, bu işlemlerden dolayı bankaya kusur atfedilemeyeceği gibi davacı iddiası doğru kabul edilse dahi şifresini banka görevlisine vermesiyle, banka görevlisinin yaptığı işlemden dolayı bankanın kurumsal bir sorumluluğu bulunmayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davalı bankanın dava dışı …’e . noterliğinden 05.12.2005 günü … yevmiye no ile keşide ettiği ihtarnamesinde aynen; “Şubemiz müşterisi …’ün 6665681 nolu hesabından 11.10.2005 tarihinde 20.000YTL ödenmek üzere internet şubesi aracılığıyla gönderilen havale bedeli 19.10.2005 tarihinde sehven tarafınıza ait Türkiye İşbankası Alsancak (izmir) Şubesi nezdindeki 0769030 nolu hesabınıza mükerrer surette ödenmiştir. Tarafınıza sehven ödenen havale bedeli tüm sözlü uyarılara rağmen, bugüne kadar Bankamıza geri ödenmemiştir. Bu işlem nedeniyle Bankamızın ihtar tarihi itibariyle alacağı olup buna ilişkin hesap özeti ektedir. Sonuç ve talep: Her türlü fazlaya ilişkin alacaklarımızı talep, takip ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, tarafınıza sehven ödenen 20.000 YTL’nin 24 saat içinde Bankamıza faiziyle birlikle ödemeniz gerekmektedir. Ödeme yapılmadığı takdirde yasal yollara başvuracağımızı, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nun 160. maddesi gereğince suç duyurusunda bulunacağımızı ihtar ederiz. Eki (1) adet Hesap Özeti” denilmiştir. Bu ihtarname ile davalı banka tarafından davacı hesabından 20.000,00 TL’nin mükerrer olarak havale yapılmış olduğunun davalı bankanın kabulünde bulunduğu dikkate alınarak bir hüküm kurulması gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.