YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13709
KARAR NO : 2012/4769
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili şirketin davalı bankanın Bursa Garajlar Şubesi’nde bulunan hesabından, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında kısa bir süre içerisinde internet yoluyla 3 defa girilmek suretiyle toplam 29.650,00 YTL’nin 3. kişi hesaplarına havale edildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin durumu fark etmesi üzerine derhal banka yetkililerini haberdar ederek müdahale edilmesini istediklerini, ancak müvekkili şirketin davalı banka nezdindeki hesabından çekilmiş olan 19.790,00 TL’nin iadesinin sağlanamadığını, internet bankacılığı hizmetinde yeterli güvenliği sağlayamayan davalı bankanın sorumlu olup, paranın iadesi yönündeki taleplerine cevap vermediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, somut olayda tazminat davasının şartlarının oluşmadığından davacı tarafından müvekkili bankaya yöneltilebilecek bir talep olmadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, müvekkili bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını, müvekkili bankanın tele web sitesinin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm önlemleri aldığını, davacı tarafından güvenlik uyarılarında yer alan hususların yerine getirilmemiş olması nedeniyle zararın doğduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, internet bankacılığı kullanan davacının hesabından kimliği belirsiz üçüncü kişilerce internet üzerinden yapılan havale işlemleri ile para çekildiği, davacının olayda müterafik kusurunun olmadığı, bazı güvenlik önlemleri olmakla birlikte güncel teknoloji ile internet yoluyla dolandırıcılık olaylarına engel olunabilecek ek güvenlik tedbirlerini olay tarihi itibariyle zorunlu tutmayarak davalı bankanın kusurlu olduğu, güven kurumu olan bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlardan dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğü’nün 2007/10115 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın, 19.790,00 TL alacağa 13.07.2005 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda uygulanmak suretiyle yürütülecek avans faizi, BK.84.maddesinin uygulanması, icra vekalet ücreti, icra gideri ile sınırlı olarak iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına ve davacı lehine %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinde 19.790,00 TL asıl alacak, 9.533,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.323,36 TL alacak talep edilmiş ve takipten sonrası için asıl alacağa avans faizi yürütülmesi istenmiştir. Dava dilekçesinde harca esas değer olarak 19.790,00 TL gösterilmiş ve bu miktar üzerinden peşin harç yatırılmış ise de dava dilekçesinin sonuç bölümünde itirazın iptali ve takibin devamına denilerek takipte talep edilen toplam alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamı amaçlanmıştır. Zira itirazın iptali davalarının amacı borçlunun itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamaktır. Bu durumda mahkemece öncelikle davacıya dava dilekçesi açıklattırılarak dilekçenin sonuç kısmında belirtildiği üzere takipte talep edilen toplam alacağa yönelik olarak talepte bulunulduğu hususunda irade açıklaması yapılması halinde peşin karar ve ilam harcı toplam değer üzerinden tamamlattırılarak yargılamanın yapılması gerektiği gözetilmeden eksik peşin harçla yargılama yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan davacının talebi 19.790,00 TL asıl alacak, 9.533,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.323,36 TL olduğu halde, mahkemece dava alacak davasıymış gibi 19.790,00 TL alacağa 13.07.2005 temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve takibin bu şekilde devamına biçiminde hüküm oluşturulması, taleple bağlılık kuralına aykırılık teşkil ettiğinden mahkemece kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle davacının talebine, itirazın iptali davasının kuralları çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken bu yönlerin gözetilmemiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.