Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13713 E. 2012/8309 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13713
KARAR NO : 2012/8309
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillerince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Ayşegül Okçu ile davalı …Oto Servis A.Ş vek. Av. … ile diğer davalı … Oto A.Ş vek. Av. …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacının davalı … Oto AŞ.’den 31.05.2006 tarihinde BMV marka otoyu 81.863,62 TL’ye satın aldığı, BMV marka otoların Türkiye distribütörünün diğer davalı… Otomotiv Tic.AŞ. olduğu konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava ayıplı çıkan aracın misli ile değiştirilmesi bu mümkün olmadığı takdirde bedeli olan 81.863,62 TL’nin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Davalı … Oto Servis ve Tic. AŞ. vekili, aracın müvekkilinden alındığını, ancak servis hizmetinin müvekkilinden alınmadığı davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, altı aylık sürede davanın açılmadığını, araçtaki arızaların imalattan değil kullanımdan kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı… Otomotiv AŞ.vekili, müvekkilinin satıcı olmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın altı aylık sürede açılmadığını, arızaların kullanılan yakıttan kaynaklandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, ihtar tarihinden itibaren faiz talep ettiğinden 33.629,00 TL işlemiş faiz yönünden davayı ıslah etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacı tarafından satın alınan araçtaki arızaların nitelikli ve kullanmayı engelleyici olduğundan davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, satış bedelinden davacının aracı 17 aylık kullanımından doğan 45.900,00 TL’nin tenzili ile bakiye 35.963,62 TL’nin dava tarihinden, uğranılan 1.900,00 TL zararın da ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile davalıdan tahsiline, aracın davalılara iadesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar vekillerinin temyiz dilekçesi davacı vekiline 22.08.2011 tarihinde tebliğ edilmiş davacı vekili katılma yolu ile temyiz süresi olan 10 günlük yasal süresini geçirdikten sonra 8.5.2012 tarihinde temyiz talebinde bulunmuş ise de, dilekçenin süresinde verilmediği gibi gerekli temyiz harcının da yatırılmadığı anlaşılmıştır. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde ise bedelinin faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Fesih mahkeme kararı ile oluşmuştur. Davacının faize hak kazanması için aracın iadesi gerekir. Aracın iadesi gerçekleşmeden davalının BK’nun 205.madde hükmüne göre semeni ödeme borcu doğmayacaktır. Aracın iadesi borcu yerine getirilmeden davacı için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır. Birlikte ifa kuralı da dikkate alındığında davacı aracı iade edecek, eğer davalı araç teslimine rağmen bedeli ödemez ise ancak o zaman davacının faiz hakkı doğacaktır. Bu yönler dikkate alınmadan dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir. Öte yandan davacı aracı kullanırken davalı da araç bedeli olarak verilen parayı kullandığından davacının araç kullanım bedelinin araç bedelinden düşülmesi doğru değil ise de bu yön temyize konu edilmediğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 900.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde davalılara iadesine, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.