Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/13714 E. 2012/7766 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13714
KARAR NO : 2012/7766
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.Elif Ülkü Ulusoy’un gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, … Yapı Ltd.Şti.tarafından keşide edilerek diğer müvekkili …’a verilen çeklerin kaybolduğunu, daha sonra icra takibine konulduğunu öğrendiklerini, …’ın cirosundaki imzanın sahte olduğunu belirterek müvekkillerinin icra takibine konu çeklerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, …’ın imzasını taşıyan sevk irsaliyesiyle teslim edildiği keresteler karşılığında çekleri …Mobilya Ltd.Şti.’ne verdiğini, çeklerin kaybolmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, … hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği, çeklerdeki ciro imzasının …’a ait olmadığının bilirkişi raporuyla anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Türk Ticaret Kanunun 589’uncu maddesine göre “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez.” “İmzaların istiklali ilkesi” olarak da ifade edilen ve aynı Kanunun 730/3 hükmü uyarınca çekler hakkında da uygulanan bu hüküm uyarınca cirantanın imzasının sahte olması, çekteki imzasını inkar etmeyen keşideci davacı …. Şti’nin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Mahkemece anılan kanun hükmü gözetilmeden çekin keşidecisi olan davacı …. Şti yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.TL vekalet ücretinin davacı …. Şti’nden alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.